YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2889
KARAR NO : 2017/4900
KARAR TARİHİ : 02.10.2017
MAHKEMESİ : … 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/10/2015 tarih ve 2014/131-2015/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin koltuk kaplaması (döşeme kumaşı) desenini 2012/05102 sayı ile adına tescil ettirdiğini, davalının aynı tasarımı taklit edip tasarım hakkına tecavüz ettiğinin delil tespiti dosyasına sunulan rapor ile sübut bulduğunu ileri sürerek davalının tecavüzünün men’ini, şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tespite konu ürünün müvekkili tarafından imal edilmediğini, dava dışı Güzelcan Suni Deriteks San. ve Tic. A.Ş. tarafından müvekkiline satıldığını, işyerine gelen her ürünün tescilli olup olmadığının bilinemeyeceğini, ürünü müvekkile satan firmanın da tescilinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tasarım haklarına tecavüzün oluşumu için birebir benzerlik kriteri aranmadığı, 551 sayılı KHK.’nın 48. maddesi uyarınca tasarım hakkına sahip olmaksızın tasarımın aynısını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sürmek, satmak gibi eylemlerin tasarım hakkına tecavüz oluşturacağı, bilirkişi raporunda bu tanımlamaya uyan benzerlik kabul edildiği halde benzerliğin birebir olmadığı gerekçesiyle tecavüzün bulunmadığının kabul edilmesinin belirtilen hükümlere aykırılık taşıdığı, davacı tasarımıyla, davalı tasarımlarının 48. madde anlamında benzer olup aralarında belirgin bir farklılık bulunmadığından davacının 2012/05102 nolu tasarımının 1.1 ve 2.1 sayılı tasarımına tecavüzün gerçekleştiği, ürünlerin, davalının savunmasının aksine satıcı şirketin tasarımına değil davacının tescilli tasarımına benzediği gerekçesiyle 2012/05102/1.1 ve 2.1 sayılı tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesine, 340 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün önlenmesi ve maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 554 sayılı KHK’nın 11. maddesine göre, “Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, 7. maddeye uygun olarak o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır.” Anılan madde hükmü uyarınca, koruma kapsamının belirlenmesinde kıyaslanan tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenimle belirgin bir benzerlik gösterip göstermediğinin tespiti gerekmektedir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti kök raporunda, davalının mağazasından alınan ürün ile davacının tescilli deseninin doğal deri görünümüne benzetilirken uygulanan hücresel yapılar ve yer yer uygulanan sıkıştırmalar nedeniyle birbirine oldukça benzedikleri, ancak birebir aynı olmadıkları, bu nedenle tasarım hakkına tecavüzün bulunmadığı belirtilmiş, ek raporda ise desenlerin birbirinin benzeri oldukları, ancak bu benzerliğin sun’i bir malzemenin doğal deri görünümüne benzetilmesi ve doğal deri görünümüne benzetilirken de uygulanan hücresel yapılar ile bölgesel olarak uygulanan sıkıştırmalar nedeniyle üretim tekniği olarak ortaya çıktığı ifade edilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporlarındaki bu açıklama 554 sayılı KHK’nın 48. maddesi anlamında endüstriyel tasarıma tecavüz niteliğinde kabul edilmiştir. Ancak, 554 sayılı KHK hükümlerine göre tecavüzün varlığının belirlenmesi için yapılacak değerlendirmede esasen kıyaslanan tasarımlar hakkında bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bariz benzerlik olup olmadığı ve kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçerek özgürlüğü dikkate alınır. Bu nedenle, mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden yukarıda açıklanan değerlendirmeleri içeren, denetime elverişli rapor alınarak hasıl olunacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, 554 sayılı KHK’nın Korumanın Kapsamının Belirlenmesi başlıklı 11. maddesine uygun olmayan ve denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporundaki ifadeler esas alınarak eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.