YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2907
KARAR NO : 2017/5233
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ : … 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/12/2015 tarih ve 2015/222-2015/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “AYGAZ” ibareli tanınmış seri markaların bulunduğunu, aynı ibarenin müvekkilinin ticaret unvanını da oluşturduğunu, davalının “AYGAZ” kelimesini ticaret unvanında kullandığı gibi müvekkilinin markasını içerecek şekilde 2010/40300 sayılı “ASTURKAY GAZ+şekil” markasını kötüniyetle tescil ettirdiğini, davalının bu yolla müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmaya çalışıp marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini ileri sürerek davalının ticaret unvanından “AYGAZ” ibaresinin çıkarılmasını, 2010/40300 sayılı “ASTURKAY GAZ+şekil” markasının hükümsüzlüğünü, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının “AYGAZ” markası ile bu markayı ihtiva eden “TURKAYGAZ” ibaresinin ve “ASTURKAY GAZ” markasının kullanımının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin talebi değerlendirilmeden “markanın ve ticari unvanın kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine” karar verildiği, bu nedenle kararın bozulması gerekçesiyle önceki hükümde yer alan ”markanın ve ticari unvanın kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine” şeklindeki bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı vekili 08.12.2015 tarihli celse için mazeret bildirmiş, mahkemece bu tarihte yapılan duruşmada davalı vekilinin mazereti kabul edilerek 10.12.2015 tarihine bırakılan yeni duruşma gününün davalı vekilince UYAP ortamından öğrenilmesine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayılı HMK’nın uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP’ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği’nin 52. maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu’nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dahil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat Yönetmeliği hükümleri incelendiğinde; duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. O halde mahkemece davalı vekilinin mazereti kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin davalı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.