Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3011 E. 2017/5166 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3011
KARAR NO : 2017/5166
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2015 tarih ve 2014/156-2015/639 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, fer’i müdahiller vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21,242 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinin …bank … Şubesi’nde 20.04.1999 tarihinde 2.912,00 TL tutarlı hesap açtıklarını, banka çalışanlarının yönlendirmesi ile off-shore hesabına havale edildiğini, banka yöneticileri hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek, fazlaya dair haklarının saklı tutarak şimdilik 1.000 TL’nin avans faiziyle birlikte külli halef olan davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, bankaların farklı tüzel kişiliği bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının talimatı ile paranın yatırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil vekilleri, ayrı ayrı husumet, zamanaşımı itirazında bulunmuşlar; davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, …bank yetkililerince davacıdan tahsil edilen meblağın fiilen off-shore hesabına aktarılmadığı, bankanın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, bir güven kurumu olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı yönlendirdiği, davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.100.00 TL’nin 02.12.1999 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, feri müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
1-Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir. Fer’i müdahil … vekili, verdiği temyize cevap dilekçesinde kararın davalı banka yararına bozulması isteminde bulunmuş olup, fer’i müdahil … vekilinin söz konusu dilekçesi temyiz istemi mahiyetinde ise de, davalı banka yanında feri müdahil olarak davaya katılan …’ın HUMK 433/2. maddesi uyarınca ancak karşı taraf sıfatına sahip davacı tarafın temyizine karşı katılma yoluyla temyiz hakkı bulunup, davacı kararı temyiz etmediğinden davalı bankanın temyiz dilekçesine istinaden katılma yoluyla temyiz yoluna başvurması mümkün olmadığı gibi, fer’i müdahil … vekilinin temyiz dilekçesini temyiz defterine kaydettirmediği ve temyiz harcını da yatırmadığı, bu haliyle usulünce yapılmış temyiz istemi de bulunmadığı anlaşıldığından, fer’i müdahil … vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin ve fer’i müdahil … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve fer’i müdahil … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle fer’i müdahil … vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve feri müdahil … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıdan iadesine,fer’i müdahil …’den harç alınmasına yer olmadığına, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.