YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3054
KARAR NO : 2017/5428
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/11/2013 tarih ve 2013/148-2013/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1961 yılından bu yana bisküvi, kraker, gofret, pasta vb. ürünler üzerinde faaliyet göstermekte olduğunu, sektöründe haklı bir üne sahip olduğunu, müvekkilinin “ETİ TUTKU” ve “TUTKU” ibareli markaların maliki olduğunu, nizasız ve fasılasız bir şekilde bu markaları kullandığını ve tanınmış bir marka haline getirdiğini, davalı TPE’ye yaptıkları “ETİ TUTKU” ve “TUTKU” ibareli markalarının tanınmış marka olarak kabul edilmesi yönündeki başvurularının Markalar Dairesince 556 sayılı KHK’nın 7/1-i maddesi gereğince “sektörde herkes tarafından yaygın olarak bilinen sektörel tanınmış markalardan olmadığı” gerekçesi ile reddedildiğini, verilen bu karara karşı süresi içinde TPE YİDK’e itiraz ettiklerini, TPE YİDK tarafından yapılan inceleme neticesinde itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek TPE YİDK’in 2007-M-5976 sayılı kararının iptaline ve müvekkkiline ait “ETİ TUTKU” ve “TUTKU” ibareli markalarının tanınmış marka olduğunun tespitine ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının “ETİ TUTKU” ibareli markasının “bisküvi” emtiası bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi anlamında tanınmış marka olduğu, “TUTKU” ibareli marka bakımından tanınmış olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.