Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3153 E. 2017/5267 K. 11.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3153
KARAR NO : 2017/5267
KARAR TARİHİ : 11.10.2017

MAHKEMESİ : … … 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2015 tarih ve 2014/86-2015/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davalı Şirkete ait 2001/17717 ve 98648 tescil nolu markaların 556 sayılı KHK’ nın 14. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının marka başvurusunun 20/5/2011 tarihi olup, 23/7/2012 tarihinde 30. sınıfta 2011/42561 no ile tescil edildiğini, kendi markasının tanınmış marka olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; hükümsüzlüğü istenen markaların ciddi şekilde kullanıldığının ispat yükü kendisinde olan davalı tarafın dava dışı şirketlerle akdettiği lisans sözleşmelerini ibraz ettiği ancak lisans sözleşmelerinin varlığının başlı başına markanın kullanımını ispat için yeterli olmadığı ve lisans verilen dava dışı şirketler tarafından markaların ciddi olarak kullanımına dair verilerin davalı tarafa verilen kesin süre içerisinde ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2001/17717 ve 2001/98648 tescil nolu markaların kullanmama nedeniyle iptaline, TPE Sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi gereğince markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Ancak, 24.07.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 tarih 2013/147 esas ve 2014/75 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 42/1-c maddesinin iptaline; karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, dava konusu markanın kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin kararın kesinleştiği hususu da gözetilip Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekillinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına; ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.