YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3187
KARAR NO : 2017/5432
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ : … … 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2015 tarih ve 2013/64-2015/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı tarafa ait 2009/32473 tescil nolu “Doğuş Royal Breakfast Süzen Poşet Siyah Çay + şekil” markasının müvekkiline ait markalara benzediğini, davalı markasının ambalaj şekli olduğunu ve bu ambalajın önceden beri müvekkili tarafından kullanıldığını, öncelik hakkı müvekkiline ait olan bu şeklin davalı tarafından kötüniyetle tescil edildiğini, ayrıca kullanım şekli itibariyle müvekkili markalarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğünü, müvekkili markalarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu müvekkiline ait marka ile davacı markaları arasında iltibas yaratacak şekilde benzerlik olmadığını, davalı kullanımının tescilli olmadığını, bu kullanımda ilişkin öncelik hakkı da olmadığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının tescilsiz kullandığı ambalaj tasarımları üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, davalı adına tescilli 2009/32473 nolu marka ile bu davacı kullanımının benzer olduğu, davalının davacının hak sahibi olduğu kullanımı tescil ettirmesinin kötüniyetli olduğu, zira aynı sektörde yer alıp birbirlerinden haberdar olmadıklarının ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflara ait markaların renk, yazı ve şekilden oluşan karma mahiyetinde ki söz konusu unsurların komposizyonu itibariyle iltibas tehlikesi yaratacak derecede benzer olduklarının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 27,00 TL harcın temyiz edene iadesine, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.