YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3236
KARAR NO : 2017/5270
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/11/2015 tarih ve 2015/253-2015/456 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 30/10/2011 tarihinde … yöresinde çıkan fırtınanın etkisiyle müvekilinin ürünlerinin zarar gördüğünü, … eksperlerince o yıl verimin % 40’ına tekabül eden zarar toplamının 7.600,00 TL olduğunun belirlendiği, ancak şiddetli rüzgar fırtına olarak tespit edilemediğinden bahisle zararın teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle tazmin edilmediğini ileri sürerek 7.600,00 TL’nin 30/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin herhangi bir tazminat ödeme mükellefiyetinin bulunmadığını, ihbar üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde ürünler üzerinde fırtına hasarı tespit edilemediğini, normal şartlarda davacının iddia ettiği gibi bir fırtına hadisesinin yaşanması halinde ürünler üzerinde sap kırılmaları ve dane dökülmelerinin oluşması gerekirken bu emarelerin hiç birisine rastlanılmadığını, kaldı ki meteroloji verilerinin de fırtına hasarını göstermediğini, sadece sigortalı alanda yapılan sayım, ölçüm ve teknik değerlendirmeler sonucunda rüzgar nedeni ile danelerin dolum oranının daha az olduğunun belirlendiğini, kısacası poliçe tanzimi sırasında beyan edilen dekar başına 500 kg ürün alımının abartıldığını, alınabilecek verimin ancak 300 kg olduğunun belirlendiğini ve yaşanılan bu fizyolojik verim kaybı poliçe üzerine düzenlenen verim azalış zeyli ile prim iadesi olarak sigortalıya yansıtıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 8.296,16 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, … Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesine dayalı tazminat davasıdır. Mahkemece muafiyet hasar bedeli üzerinden hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de muafiyetin, sigorta bedeli olan 19.000 TL’ye %20 olan muafiyet oranı uygulanmak suretiyle hesaplandıktan sonra kalan tutarın da müşterek sigorta hükümlerine göre %80‘inin davalıdan tahsil edilmesi gerektiği göz önüne alınarak hesaplanması gerekirken muafiyet miktarının hasar tutarı üzerinden hesaplanması doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.