YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3372
KARAR NO : 2017/6486
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
MAHKEMESİ : 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2015 gün ve 2013/259-2015/10 sayılı kararı onayan Daire’nin 30/11/2015 gün ve 2015/5405-2015/12707 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, “…” kök ibareli markalarının müvekkili ile özdeşleştiğini, bu ibareli 183 adet tescilli markasının bulunduğunu, seri marka niteliğinde olduğunu, … kök kelimesine ekli bu markaların 2000 yılından itibaren önce Telsim tarafından kullanılmaya başlandığını, yoğun reklam ve tanıtım kampanyaları ile “…”, “… …”, “… to …”, “… fatura” gibi markaların bilinir hale geldiğini, ülkenin her yerinde önce “… shop” sonraki yıllarda ise “… merkezi” markaları altında satış merkezleri kurduklarını, “…” ibaresinin korunduğu bilgi, tarife ve hizmet markalarının yaratıldığını ve müvekkili firma ile özdeşleştiğini, aynı alanda faaliyet gösteren davalı firmanın TPE nezdinde kayıtlı 2003/10847 nolu “…” ibareli, 2005/20663 nolu “turkcell …tecevap hazırkart turkcell” ibareli, 2006/60487 nolu “…tecevap” ibareli, 2007/44066 nolu “sipariş…te” ibareli ve 2007/44067 nolu “… sipariş…te” ibareli markalarının kullanılmadığını, davalının bu markaları kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli bu markaların tescilli oldukları tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ile dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm doya kapsamına göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin, 30.11.2015 tarihli 2015/5405 Esas, 2015/12707 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair karar düzeltme nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30.11.2015 tarih 2015/5405 Esas, 2015/12707 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.