Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3477 E. 2017/5905 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3477
KARAR NO : 2017/5905
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2014 tarih ve 2013/76-2014/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, İbrahim, Ömer ve Mehmet Bıçakçıoğlu’nun Makbul Ltd. Şti’yi kurduklarını, “makbul” kelimesini marka olarak tescil ettirdiklerini, İbrahim Bıçakçıoğlu’nun tüm hissesini Ömer Bıçakçıoğlu’na devrettiğini ve bir hafta sonra kötü niyetli olarak davalı …’nun markayı kendi adına tescil ettirdiğini, bu hususun 556 sayılı KHK’nin 8. maddesine ve şirket ortaklarının kendi aralarında imzaladıkları 16/07/2008 tarihli anlaşma ile ekindeki muvafakatnameye aykırı olduğunu, “makbul” markalı ürünlerin üretim ve pazarlama yetkisi müvekkili şirkete ait iken davalı tarafın “makbul” markalı çorapların üretim, satış ve pazarlamasını yaptıklarının tespit edildiğini ileri sürerek, markaya tecavüz nedeniyle 9.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin lisanslı bir ürünü ürettiğini, basiretli tacir gibi davrandığını, dava konusu iddialarla ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, 16/07/2008 tarihli muvafakatname uyarınca Makbul Ltd. Şti’ye ait markanın davacı şirket tarafından kullanılmasına izin verildiğini, müvekkili Ömer adına tescilli 2008/43796 ve 2008/43800 no’lu markaların ise, bu markadan farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin “makbul + şekil” ibareli markasının bulunduğu, davalı … Bıçakçıoğlu’nun 2008/43796 no’lu “makbul + şekil”, 2008/43800 no’lu “şekil” markasının olduğu, markaların esas unsurunun “makbul” ibaresi olup, … 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/185 D. İş sayılı dosyasında tespit edilen davalı tarafın çorap ürünleri üzerindeki kullanım şeklinin tescilli markalarına uygun olduğu, tescilli bir marka iptal veya terkin ettirilmediği sürece sahibine yasal kullanma hakkı tanıdığından başkasının marka hakkına tecavüz ettiğinden söz edilemeyeceği, daha önce taraflar arasında görülen ve kesinleşen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/779 E- 2012/313 K. sayılı dosya da nazara alındığında davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ve davalı taraf kullanımının tescilli marka kapsamında bulunduğunun anlaşılmış olmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.