Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3493 E. 2017/6110 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3493
KARAR NO : 2017/6110
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2015 tarih ve 2008/133-2015/437 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı mirasçıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … San. Dış Tic. Ltd. Şti’nin % 98 hissedarı olduğunu, davalı gerçek kişilerin ise … Şirketi’nin diğer hissedarları olduğunu, davalıların 12/04/2004 tarihli karar ile müvekkilinin imzasını taklit ederek davalı …’ı şirkete müdür tayin ettiklerini, gizlice şirketin mal varlığını diğer davalı şirkete geçirdiklerini, yapılan toplantılara müvekkilini çağırmadıklarını, alınan kararların hükümsüz olduğunu ileri sürerek, her iki şirketin tüm malvarlığının tespitini, yapılan işlemlerin baştan itibaren hükümsüzlüğünü, 12/04/2004 tarihli ortaklar kurul kararının hükümsüzlüğünü ve şirket müdürü davalı …’ın yetkilerinin durdurulmasını, müdür olarak davacının ya da kayyumun atanmasını, taş ocağı ve üzerindeki tüm demirbaşların, ekipmanların ve iş makinelerinin … Şirketi adına tescilini, müvekkilinin şirket hissedarı olduğu tarihten itibaren verilmeyen kar paylarının belirlenmesini ve bu kâr paylarına mahsuben fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL’nin tahsilini, şirketin malvarlığı değerinin düşmesi nedeniyle zararları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini, yetkisiz ve usulsüz olarak devredilen … plakalı aracın satışının hükümsüzlüğü ile … Şirketi adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 12/04/2004 tarih ve 6 karar sayılı Ortaklar Kurul Kararındaki imzanın sahteliği ve davacının eli ürünü olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğu, davalı …’ın şirket müdürü olarak tayin edildiği 12/04/2004 tarih ile davanın açıldığı tarih arasındaki 4 yıllık süre zarfında % 98 hisseye sahip davacının herhangi bir itirazının da bulunmadığı, davacının iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı mirasçıları vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket malvarlığının tespiti, yapılan devir işlemlerinin hükümsüzlüğü, ortaklar kurul kararının hükümsüzlüğü, şirket müdürünün yetkilerinin kaldırılması ve yerine müdür olarak davacının ya da kayyumun atanması, kâr payının tespiti ve tahsili ile şirket zararının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddi yönünde kurulan hüküm davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı mirasçıları vekili 06.11.2017 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmiştir.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı mirasçıları vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının, HMK’nın 74. maddesi ile HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı mirasçıları vekilinin davadan feragatine yönelik bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davacı mirasçıları vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.