Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3504 E. 2017/5584 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3504
KARAR NO : 2017/5584
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ : …FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2015/81-2015/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davanın davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalının, müvekkili adına tescilli bulunan 2014/01527 sayılı tasarıma konu ürünleri taklit ettiğini, bu şekilde imal ettiği malları satışa arz ettiğini, tebliğ edilen ihtarnameye rağmen tecavüzden vazgeçmediğini, bu fiillerin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek tasarıma tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile önlenmesini, şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davacı- karşı davalı vekili, dayanak gösterilen tasarıma konu ürünlerin müvekkilince satılmadığını, davacı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunmadığını savunup ileri sürerek asıl davanın reddini, karşı davada 2014/01527 sayılı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğünü istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davacı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunmadığını ileri sürerek 2014/01527 sayılı çoklu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın davalısının işyerinde yapılan tespitte ve davalının kataloglarında davacı adına tescilli tasarıma konu ürünlere rastlanmadığı, asıl davanın davacısı ile karşı davacı ve birleşen dosyanın davacısı vekillerinin son oturumda hükümsüzlük talebi yönünden tarafların sulh olduklarını beyan ettikleri gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı ve birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davanın davacısı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davanın davacısı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davanın davacısı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.