Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3516 E. 2017/5838 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3516
KARAR NO : 2017/5838
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/01/2016 tarih ve 2015/57-2016/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalının müvekkiline tali acentelik yaptığını, davalının düzenlediği sigorta poliçeleri uyarınca yaptığı prim tahsilatlarından 24.917,33 TL borcunun bulunduğunu, bu borç ödenmeyince davalı aleyhine yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 2007 yılının son aylarında işi bıraktığını, taraflarca borcun hesaplandığını, tüm borcunu kredi kartı ve nakit ile davacıya ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında tali acentelik sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafından sunulan cari rapora göre davalının 119.514,20 TL ödeme yaptığı, davalı tarafından kredi kartı ile bir kısım ödemelerin yapıldığı, ancak bu ödemelerin düşülmüş haliyle bakiye 24.917,30 TL davacı alacağının kaldığı, davalının ajanda şeklinde sunduğu defterlerin delil olarak dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı tarafından dava konusu borcun …bank’ın … sayılı hesabından ve 2331 sayılı çek hesabından ödendiğinin savunulmuş olmakla birlikte yargılama esnasında ve temyiz aşamasında bu hesaplardan ödeme yapıldığını ve borcun sona erdiğini gösteren bir belgenin sunulmamış olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.276,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.