YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3570
KARAR NO : 2017/5845
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2015 tarih ve 2015/429-2015/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalılar tarafından müvekkilleri aleyhine marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi talepli dava açıldığını, imzalanan 10.10.2013 tarihli sözleşmede müvekkillerinin “Ahmet Köseoğlu” markasını alabileceği, davacıların buna itiraz etmeyecekleri hususunda anlaşmaya varıldığını, davacı- karşı davalıların 10.10.2013 tarihli sözleşmenin 1. ve 3. maddelerine aykırı hareketleri sebebiyle anılan sözleşmenin 8. maddesinde öngörülen cezai şartın tahsil şartlarının oluştuğu gerekçesiyle karşı davalarının kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 99.000 TL cezai şart bedelinin ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, derdestlik, hukuki yarar yokluğu ve esas yönden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, öncelikle işbu davanın davalıları tarafından, davacılar aleyhine marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi davası açıldığı, işbu davanın davacıları tarafından da sözleşmeye dayalı cezai şartın tahsili istemiyle açılan davanın tefrik edildiği, cezai şartın tahsili talepli olup tefrikli dava yönünden yapılan incelemede; aynı sözleşmeye dayalı olup cezai şart istemli … Asliye Hukuk Mahkemelerinde derdest bir davanın daha bulunduğu, davalı şirketin adresinin … olduğu, cezai şart istemi bakımından uyuşmazlığın … Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi ve yetkisine girdiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve yetkisizliğine, talep halinde dosyanın … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-) HUMK 433. maddesine göre temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğinden sonra 10 gün içerisinde cevap dilekçesi verilebileceği ve cevap veren hükmü temyiz etmemiş olsa bile, cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Davalılar vekiline mahkeme kararı 28.01.2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup, yasal süre içerisinde temyiz etmemiştir. Davacılar vekilinin temyiz dilekçesi davalılar vekiline 16.02.2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu temyize karşı cevap dilekçesi ve karşı temyiz istemi yasal 10 günlük sürenin dolmasından sonra 28.02.2016 tarihinde temyiz dilekçesine kaydedilmeden ve harç ödenmeden verilmiş olmakla HUMK 432/4.maddesi uyarınca davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-) Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacılar vekili müvekkilleri aleyhine açılan marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi davasına karşı açtığı karşı davada, davalıların, taraflar arasında imzalanan 10.10.2013 tarihli marka kullanım sözleşmesine aykırı hareket ettiklerini ileri sürerek 99.000 TL cezai şart alacağının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, karşı davanın asıl davadan tefriki ile sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı uyuşmazlığın genel görevli ve davalılardan Köseoğlu Kükürt Zir. İlaç. İnş. Orm. Ürn. Ltd. Şti.’nin ikametgahının bulunduğu … Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi ve yetkisine girdiği gerekçesiyle görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmiştir. Ancak, karşı davacılar tarafından karşı davalıların taraflar arasındaki marka kullanım sözleşmesine aykırı hareket ettikleri, bu nedenle aynı sözleşmenin 8. maddesi uyarınca cezai şart alacağının doğduğu iddia edildiğine göre, 556 sayılı KHK’nın 71. maddesi uyarınca marka kullanım sözleşmesine dayalı istemin ihtisas mahkemesinin görevine girdiği gözden kaçırılmak suretiyle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi yerinde olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, görevsizlik kararı ile yetinilmesi gerekirken ayrıca yetkisizlik kararı verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.