YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3591
KARAR NO : 2017/5928
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2015 tarih ve 2014/511-2015/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “… ekstra” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2002/21178 sayılı “…-LOGİSTİCS Global Operations Local Solutions” markasını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazın kısmen kabul edildiğini, müvekkilinin bu karara itiraz ettiğini, itirazın 2014-M-11659 sayılı YİDK kararıyla reddedildiğini, müvekkilin çok sayıda “…” ibareli markası bulunduğunu, bu markalar nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğunu, markalar arasında karıştırılma olasılığı olmadığını, red gerekçesi markanın müvekkili markasına benzer olmadığını, tüketici kitlesinin farklı olduğunu, TPE’nin müvekkil markalarını dikkate almadığını belirterek dava konusu YİDK kararının itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili; alınan kararların ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Uluslararası Nak. Servis Tic. A.Ş. vekili; davacı tarafın başvurusu “… ekstra” ile müvekkili firmasının markalarının benzer olduğunu, esas unsurun “…” olduğunu, mal ve hizmetlerin benzer olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 2012/83843 “… ekstra” ibareli başvuru ile başvuru kapsamında yer alan 35 ve 39. Sınıftaki hizmetler yönünden davalının “…-LOGİSTİCS Global Operations Local Solutions … şekil” ibare tescilli markasının kapsamındaki hizmetler bakımından, taraf markaları arasında asıl unsur … ibaresi yönünden ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu açıdan 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinde belirtilen iltibasın bulunduğu, başvuru markası ile önceden tescilli 2012/07173 “…” ibareli marka birebir aynı olmadığından davacı yönünden kazanılmış hak oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı itirazında tescilli 2012-7173 sayılı “…” ibareli markasından kaynaklanan kazanılmış hakkı bulunduğunu ileri sürmüştür. Dosyada mevcut davacı adına tescilli 2012-7173 sayılı marka 35. sınıf hizmetleri de kapsamaktadır. Dairemizin yerleşik kararları itibariyle birbirine benzer mükerrer markaların varlığı halinde taraflardan birisinin önceki tarihte tescilli markasının serisi niteliğinde yeni bir marka tescil başvurusunda bulunması halinde, sonraki markanın mükerrer marka sahibinin markasına yaklaşma, karıştırılmaya yol açması veya ondan haksız yararlanma niteliğine sahip bulunmaması gerekmektedir. Mahkemece, davacının 2012-7173 sayılı “…” ibareli 35. sınıfı da kapsayan markasının uyuşmazlık konusu “… extra” markası ile “birebir aynı” olmadığından bahisle müktesep hakkın bulunmadığı görüşü benimsenmiştir. Ancak, az önce de açıklandığı üzere seri marka vasfının tespiti için bir işletme sahibinin önceki tescilli markasındaki asli unsurun değiştilmeksizin yanına bir birtakım tali unsurlar da eklenmek suretiyle yeni bir seri marka başvurusu yapması halinde başvurunun reddi mümkün bulunmamaktadır. Bu bakımdan, somut uyuşmazlıkta davacı marka başvurusunun “… extra” ibaresinin önceki tescilli “…” markasının devamı niteliğinde olduğu ve itiraz eden davalıya ait “…-LOGİSTİCS Global Operations Local Solutions – şekil” markasından haksız yararlanma sağlayacak nitelikte bir işaret olmadığı da gözetilerek başvuru kapsamındaki 35. sınıf yönünden kazanılmış hakkın varlığı değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde 35. sınıf hizmetler bakımından da davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bente açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.