Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3593 E. 2017/5985 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3593
KARAR NO : 2017/5985
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2015 tarih ve 2014/335-2015/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin … ibareli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin 2012/… başvuru numaralı “… …” ibareli marka başvurusunun yayınına itiraz ettiğini itirazın reddedildiğini, karara itirazın da dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, markalarının aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, aynı/benzer mallar için tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğu için farklı sınıflarda da dava konusu markanın tescil isteminin reddinin gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı markasının tanınmış olmadığını, asıl unsurun … olduğunu, tek başına tescilinin bulunmayıp sadece … ibaresiyle tescilli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “…” ibaresi içeren markalarıyla davalının “… … +Şekil” ibareli başvuru markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, davalının kötü niyetli olduğu iddialarının da ispatlanamadığı, YİDK kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE TİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Taraf markalarının asli unsurları “…” ibaresinden oluşmaktadır. Dava konusu markaların kullanılacakları 29. ve 30. sınıfa ait ürünlerin ortalama tüketicilerinin geniş bir kesimden oluştuğu ve bu sınıfta bulunan ürünlerin seçiminde sarf edecekleri dikkat ve özen göz önüne alındığında 556 sayılı KHK 8/1-b uyarınca aynı ibareyi taşıyan markaların ilişkilendirilmek suretiyle karıştırılma tehlikesi bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, dava konusu başvurunun davacı markasının varlığı nedeniyle 29. ve 30.sınıflar bakımından 556 sy. 8/1-b maddesi gereğince işaretler arasında iltibasa yol açılacağının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.