YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3614
KARAR NO : 2017/5915
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ : …(KAPATILAN) 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2015 tarih ve 2013/68-2015/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin tescilli “Limoneto/Limonetto” markalarının sahibi olduğunu, davalıya ait “Netto Limonetto + şekil” markasının tescilli olduğunu, Limonetto ibaresinin müvekkilinin markasıyla iltibas oluşturduğunu, üstelik davalı tescilinin müvekkil tescilinden sonraki tarihte yapıldığını ileri sürerek, marka tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, tecavüzün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkiline ait tescilin, iddianın aksine 2004 yılında tescil edilen NETTO markasından yola çıkılarak “Limonetto” ibaresinin eklenmiş olduğunu, davacının tanınmışlık iddiasının ise gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın TPE’ye yaptığı itirazın “markaların aynı veya benzer olmadığı, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildiğini, markaların benzer olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının markasının tanınmış olduğu iddiasının ispatlanamadığı ancak davacı ve davalıya ait markaların fonetik, kulağa gelen ses uyumu ve söyleniş ile görselliği açsınından da ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermeleri sebebiyle davalının davacı markasından haberdar olmadığını da ileri süremeyeceği, dolayısıyla marka başvurusunun kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.