YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3632
KARAR NO : 2017/5846
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/01/2016 tarih ve 2015/375-2016/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait çekici ile sürücü … tarafından çekilen müvekkilinin sigortalısı …’e ait arızalı kamyonun iki aracı birbirine bağlayan çeki demirinin kopması sonucu hasarlandığını, müvekkilinin sigortalıya 1.999 TL ödeme yaptığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait çekiciyi kullanan sürücünün araç sahibine “çekicinin yüklü olduğunu, bu nedenle çekme işleminin yapılamayacağını” belirttiğini, buna rağmen sigortalının meydana gelecek zararları kabul ederek ısrarla aracın çekilmesini istediğini, bu hususun yazıya da geçirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından, zarardan sorumsuzluğa ilişkin sözleşme sunulduğu, davacının sigortalısının zarardan sorumsuzluğa ilişkin açık rızası karşısında ve Borçlar Kanununun 63. maddesi uyarınca davalı tarafın tazminattan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı tarafından ibraz edilen Vinç Çalışma Fişi’nde sorumsuzluk kaydı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 854. maddesinde Kanunun, taşıyıcıya, taşıma işleri komisyoncusuna ve faaliyetleri Devlet iznine bağlı taşıma işletmelerine yüklediği sorumlulukların, önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğu belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK’nın 115/son maddesinde de uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmaların kesin olarak hükümsüz olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece 6102 sayılı TTK’nın 854 ve 6098 sayılı TBK’nın 115/son maddesi hükümleri değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmayan TBK’nın 63. maddesi uyarınca zarar görenin rızası nedeniyle davalının sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.