Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3768 E. 2017/6158 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3768
KARAR NO : 2017/6158
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ : ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR

Taraflar arasında görülen davada … … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2015 tarih ve 2012/288-2015/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesiasıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin “…” markasının tanınmış marka olduğunu, davalı şirketin logosunu zamanla müvekkilinin marka ve logosuna benzetmeye başladığını, gönderilen ihtara rağmen kullanıma devam edildiğini, davalı eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden tabela ve evrakların imhasını talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, davalı şirket adına tescilli 2013/08603 sayılı, “…” ibareli markanın müvekkilinin tanınmış markası ile benzer olup, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2013/08603 no’lu, “…” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin tescilli marka hakkına dayalı kullanımının tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, müvekkili kullanımının davacı markası ile iltibas yaratmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, markalar arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “…” ibaresinin ayırt edici özelliğinin bulunmayan, herkesin kullanımına açık, jenerik ifadeler olup, ticaret yaşamında yaygın olarak kullanılan slogan olduğu, her iki markanın bir bölümünde kırmızı oval dikdörtgen kullanılmış ise de, markaların bütünü itibari ile bıraktığı izlenim itibariyle markalar arasında bir benzerlik bulunmadığından, birleşen davada hükümsüzlük koşulları oluşmadığı gibi, asıl dava bakımından da karıştırılma ihtimali yaratan aynılık ve benzerlik taşımayan davalı markasının davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 33,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.