YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3779
KARAR NO : 2017/5929
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2011/873-2015/1025 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkiline ait “AUER” markasının tanınmış olduğunu, davalı tarafın aynı ibareyi 2006/13030 sayı ile 1. sınıftan 45. sınıfa kadar tüm sınıflardaki ürün ve hizmetleri kapsayacak şekilde marka olarak tescil ettirdiğini, davalı markasının 556 sayılı KHK’nın 7/1-b ve 8/1-b bakımından hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının kötüniyetli olarak markayı tescil ettirdiğini iddia ederek davalı adına TPE nezdinde tescilli 2006/13030 sayılı Auer markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının dava dışı Auer İmalat Anonim Şirketine lisans verdiğini, dava dışı şirketin de müvekkiline alt lisans verdiğini, müvekkili şirketin anılan markayı lisans hakkına istinaden tescil ettirdiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflara ait markanın ayırt edilemeyecek derece benzer ve halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğu, tarafların aynı iş kolunda icra-i faaliyet eylediği, lisans hakkı sahibi Auer İmalat A.Ş.’nin alt lisans vermeye yetkisinin bulunmadığı, dolayısı ile davalının almış olduğu alt lisans sözleşmesinin de geçerliliğinin olmadığı, davalının başkasının hak sahibi olduğu ibare üzerinde marka tescilinde bulunduğu, bu nedenle kötüniyetli olduğu, davacıya ait 82825 nolu marka ile davalıya ait 2006/13030 markanın ürün grupları yönünden 556 KHK’nın 7/1-b anlamında mutlak tescile engel halinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.