YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3781
KARAR NO : 2017/5696
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davadan dolayı… 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2015 gün ve 2014/64-2015/315 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahale talep eden … T.A.Ş. vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olup, bu davalar, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardandır. Yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı, istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. Nitekim TTK sistematiği ve Dairemiz yerleşik uygulaması da bu yöndedir. İlke temelinde; hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekliyse de; çek iptali davalarında yukarıda açıklanan bu prosedür gereğince, hasımsız şekilde açılan davaya çek hamili üçüncü kişilerin asli ya da fer’i müdahale imkanı mevcut olmayıp, ancak anılan usul gereğince hareket etme olanağı bulunmaktadır. Yapılan genel nitelikteki bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa; mahkemece görülüp, sonuçlandırılan davada verilen hükmün, çek hamili olan üçüncü kişi tarafından temyiz edildiği, bu hali ile değinilen ilkeler ışığında, mümeyyiz çek hamili bankanın davada taraf sıfatının bulunmadığı ve esasen eldeki davanın tarafı olma imkanının da mevcut olmadığı anlaşılmakla, çek hamili … T.A.Ş. vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, müdahale talep eden … T.A.Ş. vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/10/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
6100 sayılı HMK 382/e-6 maddesinde “Kıymetli Evrakın iptali davaları”nın çekişmesiz yargı işi” olduğu,
Yasa’nın 65/1 maddesinde “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabileceği”,
6102 sayılı TTK’nın 818/1-s maddesi delaletiyle 758 maddesinde de “poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi durumunda mahkemece dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verileceği” düzenlenmiştir.
Asli müdahale, bir yargılamanın konusunu oluşturan şey üzerinde; kısmen ya da tamamen hak iddiasında bulunan bir kişinin, bu iddiasını ileri sürerek, ilk yargılamanın taraflarına ya da ilgili yahut ilgililerine karşı, aynı mahkemede müstakil bir dava açmak suretiyle gerçekleştireceği müdahaleye, asli müdahale denilmektedir. (Bknz. Medeni Uszul Hukuku Prof. Dr. Süha Tanrıver Cilt. 1. Sh. 546)
Asli müdahale müessesi, 6100 sayılı HMK 65 maddesinde düzenlenmiştir.
Gerek maddenin hükümet gerekçesinde ifade edildiği ve gerekse doktrinde de kabul edildiği üzere asli müdahale çekişmesiz yargıda da mümkün olup, asli müdahale de bulunulmasıyla çekişmesiz yargı işi kural olarak çekişmeli yargıya dönüşmektedir.
Asli müdahale bağımsız bir dava olduğundan, asli müdahilin dava açarken ayrıca harç yatırması gerekmektedir.
Davalar birbirinden bağımsız olduğundan, mahkemece iki dava hakkında da ayrı ayrı karar verileceği gibi her iki davanın tarafları, kendileri hakkında verilen karara karşı ayrı ayrı istinaf ve temyiz yoluna başvururlar. (Medeni Usul Hukuku- Pekcanıtez C.1. Sh. 772)
Somut uyuşmazlıkta;
Davacı tarafından açılan, zayii nedeniyle kıymetli evrakın iptali davasında, iddianın aksine kıymetli evrakın zayii olmadığını, yedinde bulunduğunu beyan ederek kıymetli evrak üzerinde hak iddiasında bulunan ve bu nedenle davanın reddini isteyen müdahil … A.Ş’nin talebi, HMK 65 maddesinde ifade edilen “asli müdahale”dir.
Asli müdahilin, bu şekilde davaya müdahale etmesinde hukuki yararı olduğu gibi aleyhine verilen kararı temyiz etmekte de hukuki yararı bulunmaktadır.
Çoğunluk görüşünün kabulü halinde, dava konusu çeki yasal hamil olan ve çek üzerinde üstün hakka sahip bulunan asli müdahilin talebine rağmen karar verilmesi durumunda, asli müdahile yanlış kararı temyiz hakkı tanımamak, yasal ve üstün hakkına rağmen müdahile “Zayii nedeniyle iptal kararının İptali” davasını açmak gibi bir külfet yüklenmesi sonucunu doğuracaktır ki yasa koyucunun böyle bir sonucu istediği düşünülemez.
Açıklanan nedenlerle asli müdahil … A.Ş’nin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde asli müdahilin temyiz isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.