YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3826
KARAR NO : 2017/5963
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/12/2015 tarih ve 2015/438-2015/985 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar … ve … arasında akdedilen 23.10.2010 tarihli sözleşme ile davacının dava dışı … … İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’deki hisselerini gayrimenkul karşılığında devretmek üzere anlaştıklarını, davacının taahhüdüne uyarak 200.000 TL’lik hissesini noterde düzenlenen 26.10.2010 tarihli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile davalılardan … ve … talebi üzerine sözleşmenin taraflarından …’ın oğlu diğer davalı …’a devrettiğini ancak hisse devri karşılığında müvekkiline verileceği kararlaştırılan taşınmazın davalılar tarafından sözleşmeye aykırı olarak üçüncü bir kişiye satıldığını ileri sürerek, 200.000 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasındaki sözleşmeyle her ne kadar devredilen hisselerin bedeli olarak taşınmazın davacıya devredileceği kararlaştırılmış ise de, davacının daha sonra bu talebinden vazgeçerek nakit ödeme talebinde bulunduğunu ve hisse devir bedelini 26.10.2010 tarihinde davalılardan nakden ve def’aten tahsil ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmakla, taraflar arasında yapılan 23/10/2010 tarihli anlaşmada davacının hissesini taşınmaz devri karşılığında yapılacağının kararlaştırıldığı, davacının devrettiği hisseleri karşılığında taşınmaz devrinden vazgeçerek nakit ödeme istediği, bu ödemenin de davalılar tarafından yapıldığının ispat yükünün anlaşmaya aykırı iddiada bulunan davalılara düştüğü, bu nedenle davalılara delil listesinde yemin deliline dayandıklarından, davacıya bu konuda yemin teklif etme hakkı mahkemece hatırlatıldığı, davalıların yemin teklifi karşısında davacıda yemin etmiş olduğu anlaşmada davacının hisse değeri olarak gösterilen 200.000,00 TL’nin ödendiği ispatlanamadığından bu miktarın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Karar her ne kadar süresinde temyiz edilmiş ise de, mahkemece temyiz harcının yatırılmasına ilişkin muhtıraya rağmen harcın yatırılmadığı gerekçesiyle, ek kararla HMK. 344. maddesi uyarınca davalılar vekilinin süre tutum talebi ile yapmış olduğu temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece verilen 29.02.2016 günlü ek karar vekillerini azleden tüm davalılara 03.03.2016 tarihinde tebliğ edilmiş karar mülga 1086 sayılı HMK 434/son maddesi delaletiyle 432/son maddesinde öngörülen 7 günlük süre geçirildikten sonra, 14.03.2016 tarihinde temyiz defterine yapılan kayıtla temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulanan mülga 1086 sayılı HUMK 432/son maddesi gereğince süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden davalılar vekilinin HUMK 432/son maddesi uyarınca ek karara yönelik temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.