YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3835
KARAR NO : 2017/5898
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2015 tarih ve 2015/500-2015/941 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … … Adliyesi revizyon işi kapsamında alınacak jeneratörlerin tedariki konusunda idare ile anlaşma sağladığını, aynı alanda faaliyet gösteren bir başka firma olan davalının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na göndermiş olduğu bir yazı ile müvekkili hakkında “herhangi bir referansı ve tecrübesi yoktur” şeklinde gerçeğe uymayan bir beyanda bulunduğunu, müvekkilini kötülediğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti, yanlış ve yalan beyanların düzeltilmesi ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının TSE belgesinin yalnızca 155 KVA ve 710 KVA jeneratör setlerini kapsadığını, müvekkilinin gerçeğe aykırı beyanda bulunmadığını, davacının adliyenin revizyon işi kapsamında alımı yapılacak olan jeneratör güçlerinde daha önce herhangi bir tecrübe ya da referansının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 709,2 KVA, 155 KVA, 48 KVA, 35 KVA, 715 KVA, 850 KVA jeneratör guruplarının modelleri kapsamında KVA belgeli olduğu, ihaleye konu güçleri kapsamadığı, davalının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne hitaben yazdığı dilekçenin TTK’nın 55/1-a-1 maddesi kapsamında yanlış veya yanıltıcı olmadığı, … … Adliyesi’nin inşasından kısa bir süre sonra jeneratörden kaynaklı çıkan yangın sonucu meydana gelen hasarda göz önüne alındığında böyle bir dilekçenin gereksiz yere verildiğinden de bahsedilemeyeceği, somut olayda haksız rekabet şartlarını oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça haksız rekabetin tespiti, men’i, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi, hükmün ilanı ve manevi tazminat istemi ile açılan işbu davada mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 54. maddesi uyarınca, haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Aynı Yasa’nın 55/1.a.1 maddesinde ”Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek ” ve yine, 55/1.b maddesinde de ” Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek” halleri haksız rekabet teşkil eden eylemlerden sayılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, dosya içerisinde bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gönderilen müzekkere cevabı ekinde yer alan, davalının dava konusu yazısı kapsamında yaptırılan araştırma sonucu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Bakanlık’a göndermiş olduğu 21/11/2014 tarihli yazıda, davalının iddialarının yersiz ve dayanaksız olduğu, iş kapsamında yapılacak olan 4 adet dizel jeneratörün orta gerilim jeneratörü olup, TSE ile yapılan görüşmede orta gerilim jeneratörleri ile ilgili bir belgelendirme yapılmadığının belirtildiği, bu konuda şikayetçi firma dahil hiçbir firmanın orta gerilim jeneratörleri için TSE belgesi bulunmadığından dosya incelemelerinde TSE belgesinin dikkate alınmadığı bildirilmiştir.
Bir başka deyişle, bizzat ihale makamı tarafından TSE belgesi aranmadığı gibi, davalı tarafça Bakanlık’a gönderilen yazıda belirtilen “ …Ayrıca firmanın satın alması düşünülen bu güçlerde herhangi bir referansı ve tecrübesi yoktur…” şeklindeki beyanın da bizatihi gereksiz yere incitici nitelikte bir beyan olduğu, kaldı ki karar gerekçesinde adliyede çıkan yangın konusuna yer verilmesinin de bu yönde yapılmış bir tespit bulunmadığından yerinde olmadığı anlaşılmakla, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.