YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3892
KARAR NO : 2017/6092
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/01/2016 tarih ve 2015/669-2016/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … San. ve Tic. A.Ş’nin davalı bankadan aldığı ve alacağı her türlü kredi ve teminat mektubu borcunun teminatını teşkil etmek üzere taşınmazları üzerine ipotek konulması için davalının ekspertizi olan …’i vekil tayin ettiğini, ancak vekilin vekaletnamede verilen kredi ve teminat mektubu borçları için ipotek koyma yetkisini aşarak resmi senette anılan şirketin doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere müvekkilinin iki taşınmazı üzerine ipotek koydurduğunu, … San. ve Tic. A.Ş’nin kredi veya teminat mektubu borcunun bulunmadığını, şirket hakkında ileri sürülen borcun kambiyo senedinden kaynaklandığını ileri sürerek her iki taşınmazdaki ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, lehine ipotek verilen şirketin müvekkiline olan borcunun devam ettiğini, borçlu şirket hakkında üç ayrı icra takibinin bulunduğunu, vekaletname ve ipotek resmi senediyle ilgili iddiaların hukuken kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama esnasında yapılan ödemelerle ipoteklerin fekkedildiği, davanın konusuz kaldığı, davalının, dava tarihi itibariyle haksız olmadığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine ve taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, ipoteğin fekki istemine ilişkin olup, mahkemece, yargılama esnasında ipoteklerin fekkedildiği, dava tarihi itibariyle davalının haksız olmadığı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine ve taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, mahkemece, davalının dava tarihi itibariyle haksız olmadığı kabul edildiğine göre, kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmolunması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.