YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3906
KARAR NO : 2017/5854
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/10/2015 tarih ve 2015/296-2015/916 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2009 yılı … sezonunda …’da taşıma hizmeti vermek üzere müvekkilinin 4 adet otobüsünü beheri 5.500 Dolar ücretle kiraladığını, araçların kira ücretinin yarısının …’da, kalan yarısının araçlar Türkiye’ye döndükten sonra ödenmesinin kararlaştırıldığını, araçların ve şoförlerin gümrük ve vize işlemlerinin davalı şirket tarafından yapıldığını, araçların burada anlaşmaya uygun olarak yolcu taşıma edimini yerine getirdiklerini, ancak şirket yetkililerinin kira bedelini ödemekten kaçındıklarını, davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket ile davalı arasında yolcu taşıma konusunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını, takibe ve davaya dayanak yapılan faturaların davacı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, araçların dava dilekçesinde ismi geçen … isimli şahıs tarafından kiralandığını, davalı şirketin 2009 yılı Hac sezonunda … dışına çıkış izni olmayan bazı kişilerin araçlarını kendi adına … dışına çıkardığını, davacı şirketin araçlarının davalı şirket kayıtlarında yer almasının bu nedenden kaynaklandığını savunarak davanın reddini, davacı aleyhine %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacının alacağının gümrük müdürlüğüne verilen beyannamede belirtilen kira bedellerine göre belirlenmesi gerektiği, söz konusu hesabın yapılması için bilirkişi incelemesine gerek bulunmadığından resen yapılabileceği gözetilerek araç başı kira bedelinin 7.000 Riyal olduğu, toplamda 4 araç için 28.000,00 … … olduğu, söz konusu bedelin takip tarihi itibarı ile TCMB’ ce açıklanan kura göre 0,388 TL ile çarpımı sonucu belirlenen bedelin 10.864,00 TL olduğu, davalı tarafça ödenen 6.500,00 TL’nin mahsubu yapıldığında kalan miktarın 4.364,00 TL olduğu gerekçesiyle takibinin bu miktar üzerinden devamına, dava konusu alacak likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde taraflar arasında varılan bir uzlaşmadan bahisle, dava konusu alacakla ilgili sulh vaki olduğu söylenmiş ve buna ilişkin davalı tarafından yapılan kısmen ödeme dekontları ile 16/04/2015 tarihli protokol sunulmuştur. Sulh davaya son veren taraf işlemi olup HMK’nın 314. ve 315. maddesi uyarınca karar kesinleşinceye kadar yapılabildiği gibi kesin hükmün sonuçlarını da doğurur. Davacı vekilli temyiz aşamasında sunulan 16/04/2015 tarihli protokolde taraflar arasında bir sulhun varlığından söz edilmiş olup protokolün değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin (1) numaralı bent dışındaki sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.