Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3919 E. 2017/6109 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3919
KARAR NO : 2017/6109
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Hasımsız olarak görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2015 tarih ve 2015/469-2015/718 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasfiye halindeki şirketin % 50 pay sahibi ortağı ve müdürü olduğunu, diğer ortak ve müdür …’nun mahkeme kararı ile görevinden azledildiğini, mahkemece atanan en son tasfiye memuru …’in de istifa ettiğini, şirketin diğer ortağının ihracı için dava açıldığını ve derdest olduğunu, ortaklar kurulunun toplanıp karar almasının olanaksız olduğu gibi temsilci atanmasının da mümkün olmadığını, şirketin sahip olduğu yazılım programını için kurumlarla temsilcisi olmaması nedeniyle hizmet sözleşmesi imzalayamadığını ve telafisi imkansız zararların meydana geldiğini ileri sürerek, Tasfiye Halinde … Hizmetleri Limited Şirketi’ne kayyım sıfatıyla görevi kabul edeceğini beyan eden …’ın atanmasını talep ve dava etmiştir.
Feri müdahil vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu şirketin ortaklar kurulu kararı ile tasfiye halinde olduğu, 27/01/2015 tarih, 2014/908 E., 2015/52 K. sayılı kararı ile … Hizmetleri Limited Şirketi’nin tasfiyesine dair ortaklar kurulu kararının iptali talebi reddedildiğinden ve ortada şirketin fesih ve tasfiyesine dair geçerli bir ortaklar kurulu kararı bulunup tasfiye memuru olarak da …’ın atandığı, şirketin tasfiyesi ile görevli olduğu, görevinin halen devam ettiği, istifasına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, şirkete kayyım atama koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasfiye halinde bulunan şirkete kayyum atanması talebine ilişkindir. Mahkemece, şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin geçerli bir ortaklar kurulu kararı bulunduğu, bu karar gereğince tasfiye memuru olarak dava dışı … ın atandığı ve görevinin devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacı tarafın iddiasının ileri sürülüş biçimine göre, tasfiye halinde bulunan şirkette TMK m. 427/4 gereğince yönetim boşluğu mu olduğu, yoksa tasfiye memuru eksikliği mi olduğu hususu davacı tarafa açıklattırılarak oluşacak sonuca göre bir değerlendirme yapılarak karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi; dava dışı …’ın … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/264 E ve 2007/305 K sayılı ilamıyla görevden alındığına ilişkin davacı tarafın iddiası da değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda aç ıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.