YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3949
KARAR NO : 2017/5907
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/07/2015 tarih ve 2015/100-2015/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … Gazetesi’nin sahibi olduğunu, davalılardan …’ün 31/07/2014 tarihinde …’a hitaben ve müvekkilinin faaliyetleri ile ticari işleri hakkında yanıltıcı, yanlış açıklamalar içeren bir metni kaleme aldığını ve diğer davalının da bu mektubu yayınladığını, mektubun bir çok gazeteye haber konusu olması nedeniyle geniş kitlelere yayıldığını, bu eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini, yanlış bilgiler ile gazetenin tirajının 400 bin düştüğü iddiasının ileri sürüldüğünü, müvekkili aleyhine itibarını ve mali haklarını ihlal edici bir dil kullanıldığını, “hırsız, sahtekar, iki yüzlü münafık, yayınlamadıkları ilanların parasını faizleri alan, hak nezdinde gerçek yüzü ortaya çıkınca tirajı 400 bin civarında düşen” şeklinde gerçek dışı isnatlarda bulunduklarını, iddiaların tamamen mesnetsiz ve gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, hükmün ilanı ile 10.000 TL manevi tazminatının faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki ve husumet itirazında bulunmuş, müvekkillerinin haksız rekabet teşkil edecek herhangi bir eyleminin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı … tarafından “Sayın …, … adayımız” hitabı ile başlayan 6 sayfalık bir mektubun kaleme alındığı, mektubun ikinci sayfasında yer alan “onun için bu hırsız, sahtekar ve iki yüzlü münafıklar tesisimizde yer alamaz” ifadesinin TTK’nın 55/1-a-1 maddesi gereğince davacının çıkardığı gazete olan … gazetesini kötüleyici, incitici açıklamalar olduğu ve bu madde gereğince bu sözlerin haksız rekabet oluşturduğu, davacının dile getirdiği mektupta yer alan “yılda 700 bin yatak konaklaması yapan otelimize gazeteleri sokmadık, bunların nedenini soran müşterilerimize, paralel yargıyı kullanarak yayınlamadıkları ilanların parasını faizi ile birlikte haksız yere bizden tahsil ettiler” ve “cemaatin tabanındaki bu iyiniyetli kitle gazete ile ve abilerini aradıklarında, gazetenin bizden gasp yolu ile aldıklarının karşılığında bastıkları hiç bir ilanı ibraz edemediklerini görünce 3 ay içerisinde 400 bin kişi aboneliklerini iptal etti” ifadelerinin taraflar arasında daha önce yargı sürecinde yaşanan başka bir uyuşmazlık ile ilgili yakınmaları içerdiği, o olay ile ilgili serzenişini dile getirdiği, açıkça karşı tarafın mallarını kötüleme ve hakaret niteliğinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, …’ün yazmış olduğu ve diğer davalının internet sitesinde yayınladığı 31/07/2014 tarihli mektupda davacıya hitaben söylenen “hırsız, sahtekar, iki yüzlü münafık” sözlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve menine, hükmün ilanına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, hükmün ilanı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, … Ticaret Sicil Müdürlüğü’nce davacı … A.Ş.’nin, 670 sayılı KHK hükümleri uyarınca 24/08/2016 tarihinde re’sen terkin edildiği ve 01/09/2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde bu hususun ilan edildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, anılan hususun değerlendirilip, davacının aktif dava ehliyetinin kalmadığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.