Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3964 E. 2017/5856 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3964
KARAR NO : 2017/5856
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ : … FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/01/2016 tarih ve 2015/80-2016/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekilinin ”Buck” ibareli markasını bıçak emtiasında 1902 yılından beridir, 113 yıldır kulladığını, markanın müvekkili Amerikan tebaalı şirkete ait olduğunu, bu markanın Amerika başta olmak üzere bir çok ülkede tescilli olduğunu, aynı zamanda ”Buck” ibaresini ticaret unvanında kullandığını, davalının kötüniyetli olarak müvekkiline ait internet sitesinde yer alan görselleri birebir ”www. buck.com” adlı alan adında kullandığını, davalının kötüniyetle olarak 8. sınıfta 2013/71972 numaralı ”şekil + buck” markasını kötü niyetle tescil ettiğini, 556 sayılı KHK’nın 42. maddesi ve yine aynı KHK’nın 7/1-i gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesini, sicilden terkin edilmesini, markanın kullanımının önlenmesine, davalıya ait internet sitesine erişimin engellenmesini, bu sitenin müvekkiline devrini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının ileri sürdüğü kötü niyet iddiasının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markasının ayırt edici unsurlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 2013/71972 numaralı “Buck + şekil” markası davalı adına 8. sınıfta 11/06/2014 tarihinde tescil edildiği, davacının dava dosyasına eklediği görseller, internet çıktıları, uluslararası tescil listeleri, apostil şerhli vekâletnameler ile “Buck” ibaresini esas unsur olarak taşıyan markanın öncelikli hak sahibi olduğunu kanıtladığı, anılan uluslararası tescillerin dava konusu markadan önceki tarihlere dayandığı, davalının bu yönde bir savunma ve kanıt da sunmadığı, öncelikle Türkiye’nin de imzacıları arasında olduğu Paris Sözleşmesi 1. mükerrer 6. maddeye göre tanınmış marka sahiplerinin üstün haklarının korunmaya devam olunduğu, davacının ileri sürdüğü tanınmışlık iddiasının teknik olarak ortaya konup kanıtlanması bir yana, davacının uluslararası alandaki tescilli markasının korunmasına rağmen Türkiye’de davalının sektör mensubu olarak bile bile bu markayı tescil ettirdiğinin aşikar olduğu, başkasına ait olduğu bilinen bir markayı tescillemek ve tescille mülkiyet elde etmeye çalışmak iyi niyet ve basiretli tacir nitelikleriyle bağdaşmadığı, Anayasa Mahkemesinin MarkKHK 7/ı maddeyi iptal ettiği 27/05/2015 tarih 2015/33-50 sayılı karar 02/06/2015 tarihinde 29374 sayılı Resmi Gazete’de de yayınlanmış bulunmakla birlikte davalıya bu davanın reddi için bir gerekçe sağlamadığı, dava konusu marka ile davacının önceki tarihleri taşıyan uluslararası tescilleri ve çeşitli ülkelerdeki tescillerinin aynı olduğu, 8. sınıf mallar bakımından davacının marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, davalının kendi internet sitesinde kullandığı görselin birebir davacı sitesinden alındığı, bu görsel ve sözcüklerin aidiyetinin de kötü niyeti kanıtlamaya yeterli olduğu, MarkKHK’nın 8/4 maddesi hükmü davacı lehine bir korumayı ön gördüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı “Buck + şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkeme kararında yer alan 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesine dayalı gerekçe yerinde değil ise de dava konusu markanın kötü niyetli tescil ettirildiğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.