Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3975 E. 2017/6120 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3975
KARAR NO : 2017/6120
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/01/2016 tarih ve 2015/71-2016/2 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firmanın 2002/00861 sayılı faydalı model tesciline dayanarak yaptığı şikayet sonucu müvekkilinin işyerinde arama ve el koyma işlemi yapıldığını, müvekkilinin açtığı hükümsüzlük davasının 551 sayılı KHK’nın 158/2. maddesi uyarınca … bildirilmesine rağmen, müvekkili hakkında iki kez daha şikayette bulunarak, arama ve el koyma işlemi yaptırdığını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tasarım belgesini geri çektiğini, davanın konusuz kaldığını, tazminatı gerektirir bir durum olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, dava konusu faydalı modele ilişkin incelemesiz sistemin kötü niyetli başvuruların ve tescillerin önünü açmakta olduğu, davalı tarafın faydalı model belgesine dayalı olarak yaptığı şikayet üzerine müteadit el koyma ve yedieminlik işlemleri yapıldığı, davalının dayandığı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü için davacı tarafından … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmasından sonra da davalının eylemlerini sürdürdüğü, davalının haksız elde ettiğini bildiği faydalı modele dayanarak Cumhuriyet Savcılığına 23/05/2005 tarihinde şikayette bulunduğu, aleyhinde cezai işlemler yaptırması, arama ve el koyma ile önce 272.000 ve sonra da 1.040.800 adet ürüne el koydurması nedeniyle davacının zarara uğradığı, davalının şikayet dilekçesi ve toplatma taleplerine dayanak yaptığı faydalı modelin … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde ki hükümsüzlük davasında, bilirkişi raporunda faydalı modelin yenilik taşımadığının bildirilmesi üzerine davalı belge sahibinin faydalı modelden doğan haklarından vazgeçtiği, bu hususu TPE’ye bildirdiği, hükümsüzlük davasının açılmasından sonrada 23/05/2005 ile 12/10/2006 tarihleri arasında defalarca arama, el koyma ve yedieminlik işlemi yapıldığı, Pat KHK’nın 158. maddesi uyarınca hükümsüzlük davası açıldığı takdirde belge sahibinin belgeden doğan haklarını ileri süremeyeceği, davalının belgenin geçersizlik riskini göz ardı ederek davalının ticaretini engellemeye çalıştığı, nitekim hükümsüzlük dosyasında raporu alır almaz mahkeme kararını beklemeden belgeden doğan haklarından vazgeçtiği, davalının elde ettiği faydalı modelin özelliklerini gayet iyi bilmesine rağmen faydalı modele tescil belgesi alması ve taşkın olarak kullanmasının haksız rekabet oluşturduğu, basiretli bir tacirin faydalı model başvurusu yaparken koruma isteyeceği buluşun mutlak anlamda yenilik taşıyıp taşımadığını araştırması
gerektiği, nitekim faydalı model başvurusu yapıldıktan sonra başvuruya 17/09/2002 tarihinde itiraz geldiği, davalının itiraza karşı 16/10/2002’de görüş bildirerek tescilde ısrar ettiğinin faydalı model dosyasından anlaşıldığı, belge sahibi faydalı modelin yeniliği ile ilgili problemin başından beri farkında olduğu, ancak esaslı inceleme eksikliğinden yararlanarak belgenin tescilini sağladığı, davacının müşteri ve bayilerinin aldığı ürünlerin toplanmasına yol açan haksız toplatma talepleri nedeniyle davacının ticari itibarı, rekabet gücü ve kârlılığını doğal olarak etkilediği, yapılan incelemede davalının eylemlerinin devam ettiği dönemde davacının kâr kaybına uğramadığına ilişkin bilirkişinin rapor verdiği, ancak bir net rakama ulaşamayan bilirkişilerin raporları karşısında TBK’nın 50 ve 51. uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.075,89 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.