YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3981
KARAR NO : 2017/6173
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/01/2016 tarih ve 2015/126-2016/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “…” ibareli tescilli markasının bulunduğunu, markanın tanınmış olup, anılan markanın kullanıldığı, ürünün …’nin ilk çamaşır suyu özelliğini de taşıdığını, halk arasında çamaşır suyunun bu adla adlandırılabildiğini, davalının “… …” markasını “…” ibaresini gereğinden büyük harflerle yazıp öne çıkararak müvekkilinin markası ile karışmasına sebep olacak şekilde kullandığını, daha önce de mahkeme kararı ile davalının bu kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin mahkeme kararı ile saptandığını, davalı şirket yetkilisi markaya tecavüzü nedeniyle hakkında ceza mahkemesinde mahkumiyet kararı verildiğini ileri sürerek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, markaya tecavüz nedeniyle şimdilik 10.000 TL maddi, 5.000 TL manevi ve 2.000 TL itibar tazminatının faiziyle tahsilini, maddi tazminatın 556 sayılı KHK’nın 67. maddesince arttırılmasını talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 556 sayılı KHK’nın 67. maddesi talep ettikleri tutarı 2.000 TL olarak belirtmiştir.
Davalı vekili, kendi tescilli markalarını kullandıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tescilli “… …” markasını tescilindeki şeklini bozarak davacı markası ile karıştırılacak biçimde kullandığı, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının 2.690 TL olduğu, bu miktara davalı, daha önceden de aynı eylem nedeniyle hakkında açılan davanın kabulüne rağmen, eylemindeki ısrar ve davacı markasının satış gücü dikkate alınarak … 67. madde gereği takdiren 2.000 TL tutarın eklenmesi gerektiği, taraf ürünlerinin karşılaştırılmasında kalite bakımından fark görülmediği bu nedenle davacının itibar tazminatı talebinin yerinde olmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 4.082,83 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın 26/04/2011 tarihinden işleyen değişen oranlı ticari faiziyle tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 591,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.