YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3992
KARAR NO : 2017/6210
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARETMAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2015 tarih ve 2014/565-2015/926 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların davalı şirketin %17,49 oranında payına sahip olduklarını, davalı şirketin % 70,82 oranındaki büyük pay sahibi ve aynı zamanda şirket müdürü … ile davacılar arasında çeşitli anlaşmazlıklar bulunduğunu, şirket yetkilisinin şirketi kendi malı gibi görüp yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şirket müdürünün 13.02.2012 tarihli, … 15.Noterliğinin 11722 y.sayılı ihtarnamesi ile ortakları toplantıya çağırdığını, toplantı gündeminin şirket sözleşmesinin 6102 sayılı TTK ile uyumlu hale getirilmesi için gerekli değişiklikleri yapmak üzere ortaklara çağrı olup gündemde üç madde bulunduğunu, şirket yetkilisinin gönderdiği gündeme ve ihtarnameye karşı davacıların … .Noterliğinin 21.02.2012 tarihli, 2589 sayılı ihtarnamesiyle itiraz edildiğini, 2006-2011 yılları arasında şirketle ilgili yeni TTK hükümlerine göre Türkiye muhasebe standartlarında öngörülmüş olan finansal tabloların, eklerin ve yönetim kurulunun yıllık faaliyetleri ile ilgili çalışmaları Mart 2012 ayı sonuna kadar yapması gerektiğini hatırlatıp gündeme bu konuların eklenmesini istediklerini, gündemli çağrıya uyarak toplantıya katıldıklarını, … .Noterliğinin 06.03.2012 tarihli, 3266 sayılı düzenleme şeklindeki tespit tutanağında belirtildiği üzere hazirun ve gündem tespiti yapıldığını, aynı zamanda azınlık pay sahiplerinin gündem maddesi hakkında şirket müdürüne noter yetkilisi tarafından sorulan soruya şirket müdürünün duymadım/duymuyorum şeklinde cevaplar verdiğinin tutanağa geçirildiğini, böylece şirket müdürünün kanuna aykırı davranışının tespit edildiğini, davacıların her üç maddeye de muhalefet şerhi koyarak yazılan karara itiraz ettiklerini, şirket müdürünün düzenlediği ortaklar kurulu kararının 6762 ve 6102 sayılı ve 6103 sayılı Yasa’lara, ana Sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olup yok hükmünde olduğunu, çünkü 85 sayılı kararda belirtilen hiçbir maddenin 6102 sayılı TTK’ya uyum için gerekli olmadığını, ayrıca bu kararların geçerli toplantı ve karar nisaplarına aykırı alındığından yok hükmünde olduğunu, alınan kararın gerekli nisabı taşımaması nedeniyle yok hükmünde olduğunu iddia ederek, genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız olup reddi gerektiğini, yeni TTK ile limited şirketlerin yapısı hakkında önemli değişiklikler getirildiğini, ana sözleşmenin yeni Yasa hükümlerine uyumlu hale getirilmesi için genel kurulun yapıldığını, alınan kararların bu çerçevede yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın yasal mevzuatı çarpıtarak sonuca gitmeye çalıştığını, Yürürlük Kanununun 22. maddesine göre anonim şirketlerin esas sözleşmelerinin ve limited şirket sözleşmelerinin Kanunun yayım tarihinden itibaren 18 ay içinde Kanunla uyumlu hale getirmek zorunda olduklarını, şirket yöneticisinin iyi niyetli olduğunu, azınlık pay sahibi haklarının bertaraf edilmediğini, hakim ortağın basiretli bir tacir gibi davrandığını, şirketin yasaya uygun sağlıklı bir yapıya kavuşturulmak istendiğini, alınan kararların Kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davada 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı, çünkü o tarihte henüz 6102 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmediği, ayrıca 6103 sayılı Yürürlük Kanunu’nun 22 ve 20. maddeleri, 6102 sayılı TTK’nın yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden sonra yapılacak toplantılara uygulanabileceği, Yürürlük Kanunu’nun 22. maddesindeki düzenlemeye göre, TTK’nın yürürlük tarihinden itibaren on iki ay içinde uyumlu hale getirme yükümlülüğü getirilmiş, bu süre içinde gerekli değişiklikler yapılmazsa yeni TTK’nın emredici hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, dava konusu genel kurulun 06.03.2012 tarihli olduğu ancak, 6102 sayılı TTK’nın yürürlük tarihi ise bu tarihten sonra 01.07.2012 tarihi olduğu, dolayısıyla davalının Yürürlük Kanunu’na dair yeterli nisap savunmalarına itibar edilmediği, yeterli nisapla alınmayan kararların yok hükmünde geçersiz kararlar olduğu gerekçesiyle, davalı şirketin 06/03/2012 tarihli genel kurulunda alınan kararların yeterli karar nisabıyla alınmamış olması nedeniyle yok hükmünde olduğu, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.