YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4018
KARAR NO : 2017/6105
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2015 tarih ve 2014/249-2015/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ve diğer davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…” ibareli birçok tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2011/89204 kod no.lu “…” ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanına müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazlarının nihai olarak … YİDK tarafından reddedildiğini, davalının kullanmış olduğu logo ile müvekkili marka ve logosunun birbirine benzer, hatta yazı stillerinin aynı olduğunu, müvekkili markasındaki “…” ibaresinin “…” markasının kısaltılmış hali olduğunu, ortalama tüketicilerin davalı markası ile müvekkili markası arasında bağlantı kuracaklarını, davalının halksız kazanç elde etmek istediğini ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, … YİDK kararının iptalini, tescil edilmiş ise davalıya ait markanın hükümsüzlüğünü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili diğer davalı vekili, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu, taraf markalarının ilişkili olduğu mal ve hizmetlerin aynı olduğu, ortalama tüketici nezdinde iltibas riski olduğu, davacı markasının tanınmış olmasının bu riski artırdığı, davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne … YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili ve diğer davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Olaya uygulanacak olan 1086 s. HUMK’nın 433/2 maddesi (26.09.2004 T. ve 5236 s.k. öncesi) uyarınca katılma yoluyla temyiz istemi ancak, temyiz eden tarafın karşısındaki taraf için mümkün bulunduğundan ve somut olayda olduğu gibi temyiz süresini kaçıran davalı şahsın diğer davalı …’nin temyizine katılması mümkün görülmediğinden davalı …’in temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte yer alan sebeplerle davalı gerçek kişinin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, isteği halinde temyiz peşin harcının davalı gerçek kişiye iadesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.