Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4031 E. 2017/5873 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4031
KARAR NO : 2017/5873
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/12/2015 tarih ve 2013/618-2015/2071 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait Kemal Kükrer Üzüm Sirkesi ve Kemal Kükrer Limon Sosu markalarına tecavüz sayılacak şekilde üretim yaparak haksız rekabette bulunduğunu, bu hususta … 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davalının haksız rekabetinin önlenmesine karar verildiğini, kararın kesinleşerek infaz edildiğini, davalının bu ürünleri üretmeye ve pazarlamaya devam etmesi üzerine suç duyurusunda bulunduklarını, yapılan arama sonucu bulunan sirke ve limon sosu ürünlerinin toplatıldığını ve buna dayanılarak açılan kamu davasının … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/602 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili adına tescilli 2000/28183 numaralı … ibareli markanın bulunduğunu, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, Mustafa Kemal Kükrer ibarelerinin üreticiye açıklama amacı dışında yazım şekli, karakteri ve büyüklüğü itibariyle kötü niyetle kullanıldığına yönelik davacı iddialarını destekler nitelikte ürün, ambalaj ve etiketlerin delil olarak ibraz edilmediği, davalı markasının da tescilli olması sebebiyle kullanımın marka hakkına tecavüz niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.