Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4070 E. 2017/6175 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4070
KARAR NO : 2017/6175
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2015 tarih ve 2014/114-2015/405 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, müvekkilinin 2011/65822 nolu “…+ŞEKİL Havaalanı Yolcu Servisi” ibareli 39. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı … Yer Hizmetleri A.Ş’nin “…” ibareli markaları ile itirazda bulunduğunu, davalı …’nin de “…” ibareli markası ile itirazda bulunduğunu, itirazların Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini, bunun üzerine her iki davalının YİDK nezdinde itiraz ettiğini, itiraz üzerine müvekkili başvurusunun kapsamında yer alan “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil) boru hattı ile taşıma hizmetleri, elektrik dağıtım hizmetleri, su temin hizmetleri, taşıt ve malları kurtarma hizmetleri, çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri” bakımından davalı … Yer Hizmetleri A.Ş’nin markaları ile benzer olduğu, yine müvekkili marka başvurusunun kapsamında yer alan “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil), araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri, tekne barındırma hizmetleri, malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri” bakımından davalı …’nin markası ile benzer olduğu, gerekçesi ile itirazların kabul edildiğini, oysa müvekkili başvurusu ile davalılara ait markaların görsel, sescil,
biçimsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadığını, “…” ibaresinin tanımlayıcı, herkesin kullanımına açık bir sözcük olduğunu, davalıların tekeline bırakılmayacağını, ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı TPE vekili, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı … Yer Hizmetleri A.Ş. vekili, ibarelerin benzer olduğunu, kapsamlarındaki hizmetlerin de aynı tür olduğunu, iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı …. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; redde mesnet alınan markaların “… ibareli olduğu, bu markaların asıl ve ayırt edici unsurunun “… ibaresinden oluştuğu, davacı başvurusunun “…+ŞEKİL Havaalanı Yolcu Servisi” ibareli olduğu, esas unsurunun “…” olduğu, davalıların hava taşımasına yönelik hizmetler için bu markayı kullandıkları, davacının da bu alana yönelik hizmetler için başvuruda bulunduğu, bu bakımdan markaların zayıf marka olduğu, ayırt edici niteliği düşük olan bir unsuru ortak olarak bulundurduğu, kapsam bakımdan da markalar ile davacı başvurusunun benzer olduğu, iltibasa yol açmadan yeterli farklılaşmanın sağlanması ile kullanımının mümkün olduğu, farklılıkların iki işaret arasında farklı bir görsel ve sescil etki bırakmadığı, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin bu marka ve işaretlerin birbirleriyle ilintili oldukları yönünde kanaat oluşturduğu, farklılıkların markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki benzerliğin etkilerini geri plâna itmeye yeterli olmadığı, bu nedenle başvuru konusu işaret ile redde mesnet markaların bütün olarak ortaya çıkardıkları izlenim iltibasa sebebiyet verecek derecede ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 65,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.