YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4084
KARAR NO : 2017/6463
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2015 tarih ve 2014/511-2015/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2008/00256 “…+ŞEKİL” ibareli markasının bulunduğunu, “…” ibareli birçok markasının olduğunu, önceye dayalı hak sahibi olduğunu, davalının “…+ŞEKİL” ibareli, marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine itirazda bulunduklarını, itirazlarının reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin “…” esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini, markalarının tanınmış olduğunu, tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını, “…” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, yardımcı unsur olduğunu, esas unsurun “…” ibaresi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamında yer alan 38.sınıf hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer aldığı, markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, “…” ibaresinin özgün bir kompozisyon ile birlikte yer aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.