YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4109
KARAR NO : 2017/6089
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/11/2015 tarih ve 2012/77-2015/863 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıya ait fotoğraf stüdyosu ve otelin fotoğrafçılık işini kiraladıklarını, kira akdinin yenilendiği ve kiracı olarak tüm edimlerini yerine getirdikleri halde davalının stüdyodaki müvekkillerine ait eşyaları kırıp döktüğünü, anahtarları değiştirip işyerini başkasına kiraya verdiğini ileri sürerek 2.100 TL eşya zararı, 70.000 TL munzam zarar ve 13.500 TL kira bedeli olmak üzere toplam 85.600 TL’nin tespit tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sadece davacı şirketin kira aktinin tarafı olduğunu, diğer davacıların husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, 26.04.2004 tarihinde yeni sezon başladığı halde davacı şirketin sözleşmeye aykırı olarak fotoğraf çekim işine başlamadığını, kiracının otel kurallarına uymadığını, otelin müşterilerini başka barlara yönlendirdiğini, sözleşme gereği bu eylemlerin ihtara gerek kalmaksızın tek taraflı fesih imkanı verdiğini, müvekilinin de bu hakkını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01.04.2004-31.10.2004 tarihlerini kapsayan kira sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme ile davalıya ait oteldeki fotoğraf çekimi işlerinin davacılara verildiği, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği halde sunulan delillerden davalının feshin haklı olduğunu kanıtlayamadığı, sözleşmenin feshi nedeniyle davacıların, uğradıkları zarar ile tahrip edilen eşya bedelini isteyebilecekleri, kira bedelinin istirdadı isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 75.607,50 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kira sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna, davalı tarafından itiraz edilmiş ve davacının uğradığı zararın tespiti açısından yeni bir bilirkişi raporu alınması talep edilmiştir. Bu durumda, mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının uğradığı zararın tespiti açısından davalının ciddi itirazlarının değerlendirildiği rapor alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca davacı, dava dilekçesinde davalı tarafından eşyalara verilen zarar tutarı 2.100 TL, peşin ödenen kira bedeli 13.500 TL ve fesih nedeniyle uğranılan zarar miktarı 70.000 TL olmak üzere toplam 85.600 TL’nin tahsilini istemiş olup mahkemece 2.100 TL’si zarara uğrayan eşya bedeli, 73.507,50 TL’si fesih nedeniyle uğranılan zarar tutarı olmak üzere 75.607,50 TL’nin davalıdan tahsiline, kira bedeli isteminin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1. maddesinde “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda davacının fesih nedeniyle uğradığı zarar yönünden 70.000 TL’nin tahsilini talep ettiği nazara alınmaksızın taleple bağlılık kuralını ihlal edecek mahiyette bu kalem yönünden 73.507,50 TL’nin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.