Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4172 E. 2017/6325 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4172
KARAR NO : 2017/6325
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/11/2015 tarih ve 2014/756-2015/1622 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı şirketin birleşmesi için 2008 yılı Ocak ayında protokol imzalandığını, bu kapsamda … OSB’de müvekkili şirket adına düzenlenen arsa tahsis belgesinin iptali ile arsanın davalı şirket adına tahsisinin sağlandığını ve arsa üzerindeki binanın davalı şirkete intikali için 25.03.2008 tarihli arsa satış protokolünün imzalandığını, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen protokol gereğince davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ödenmesi gereken 180.000,00 TL’nin ödenmediğini ileri sürerek … OSB 743 ada 4 numaralı parsel üzerinde bulunan fabrika ve idari binanın satışına dair işlemin iptaline, fabrika ve idari binanın davacı şirkete ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin bir kısım ortaklarınca … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/98 Esas, 2010/146 Karar sayılı dosyası ile şirketin faaliyetlerini sürdürdüğü taşınmazın muvazaalı olarak davalı şirkete tahsisine ilişkin işlemin iptaline yönelik açılan davada; tahsis işlemine temel teşkil eden ortaklar kurulu kararının iptali için daha önce açılan davada şirket müdürünün davayı kabul etmesi sebebiyle ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmiş ise de, davalı tahsis yapılan şirketin iyiniyetinin asıl olduğu, alınan ortaklar kurulu kararının ve bu karar doğrultusunda yapılan tahsis işleminin usul ve yasaya uygun bulunduğu belirtilerek davanın reddi yönünde hüküm kurulduğu, bu kararın onanarak kesinleştiği, taşınmazın tahsis ve devrine ilişkin usulünce karar alındığı, devirde usulsüzlük bulunmadığı hususundaki tespitin işbu dava yönünden güçlü delil teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve satış bedelinin ödenmemesi nedenine dayalı olarak satışın iptali talepli iş bu davada satış bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkin inceleme yapılmamasının TBK’nun 239/son ve 235/son maddesi gereğince sonuca etkili olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.