Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4198 E. 2017/6097 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4198
KARAR NO : 2017/6097
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/06/2015 tarih ve 2015/599-2015/504 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesini asıl kararı davacı vekili, ek kararı ise davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı …’nün davalı şirketin eşit hisse ile ortağı olduklarını, davalı ortak tarafından çağrı yapıldığı halde şirketin 03.02.2015 tarihinde yapılması gereken genel kurul toplantısının davalının katılmaması üzerine yapılamadığını, 27.03.2015 tarihinde toplantı başkanının seçilememesi üzerine yine toplantının gerçekleştirilemediğini, … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1196 Esas sayılı dosyasında atanan … tarafından mahkemece belirlenen gündemle toplantı yapılmasına karar verilmişse de 15.06.2015 tarihinde yine toplantı başkanının seçilemediğini, davalı ortağın, atanmış bağımsız kişilerin dahi toplantı başkanı olmasını kabul etmemesi sebebiyle şirket genel kurullarının bir türlü toplanamadığını ileri sürerek davalı şirketin 2011, 2012 ve 2013 yılları genel kurullarının yapılabilmesini teminen mahkemece bir toplantı başkanının atanmasını, gündemin de … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1196 Esas sayılı dosyasında alınan gündem olarak belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, TTK’da genel kurul toplantı başkanının mahkemece atanabileceğine ilişkin bir yasa hükmünün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ayrıca, karardan sonra davalı …’nün HMK’nın 329. maddesi uyarınca davacının disiplin para cezası ile cezalandırılması ve lehine akdi vekalet ücreti takdiri yönündeki isteminin, karar tarihine kadar istemde bulunulmadığı, davalının vekil ile temsil ettirilmediği ve kötüniyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle reddine dair ek karar tesis edilmiştir.
Asıl kararı, davacı vekili, ek kararı ise davalı … vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalı … vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davanın reddi kararından sonra, mümeyyiz davalı tarafından, HMK’nın 329. maddesi uyarınca davacının disiplin cezası ile cezalandırılması ve aleyhine akdi vekalet ücreti takdir edilmesi talep olunmuştur. Mahkemece karar verilip, yargılamadan el çekildikten sonra dosya yeniden ele alınarak disiplin cezası ve vekalet ücreti ile ilgili bir hüküm kurulmasına yasal olanak yoktur. Mahkemece, mümeyyiz davalının talebinin bu gerekçe ile reddi gerekirken davacının, dava açarken kötüniyetli olmadığı, disiplin cezası ve akdi vekalet ücreti şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi yerinde değilse de sonucu itibariyle doğru olan ret kararının HUMK 438/son maddesi uyarınca gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunun 22.06.2015 tarihli asıl kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, HUMK 438/son maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan 08.01.2016 tarihli ek kararın açıklanan gerekçeyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve davalı …’den ayrı ayrı alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.