YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4274
KARAR NO : 2017/6315
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/11/2015 tarih ve 2015/179-2015/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili; müvekkilinin titreşim ve sesi önleyen boru kelepçesi geliştirerek söz konusu ürünü TPE nezdinde 2008/05317 sayılı faydalı model olarak adına tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin faydalı model belgesine konu ürünün taklidini üreterek müşterilerine sattığını, bu hususun … 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/47 D.İş. sayılı dosyasında tespit edildiğini, bu durumun müvekkilinin 551 sayılı KHK’dan kaynaklı haklarına tecavüz niteliği taşıdığını ileri sürerek müvekkilinin faydalı model belgesinden kaynaklı haklarına tecavüzün men’ine, tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, yoksun kalınan kâr nedeniyle fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; müvekkilinin ürünlerinin davacının faydalı model belgesine konu ürünlerden farklı olduğunu, davacının faydalı model belgesine konu ürünün yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunmadığını, söz konusu ürünün sektörde yer alan başka firmalarca yıllar öncesinde üretilip piyasaya arz edildiğini, davacı-karşı davalı tarafından dava öncesinde iş yerinde mahkeme aracılığıyla tespit yapılması nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zararlarının bulunduğunu ileri sürerek 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, asıl davanın ise reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu ürününün davacı-karşı davalıya ait 2008/05317 sayılı faydalı model belgesinden farklı özellikleri olup davalının kullanımının bir tecavüz teşkil etmediği, davacı-karşı davalının ilerde açacağı davada delil tespiti istemesinde hukuki yararının bulunduğu, davacının bu hakkı kullanmasının anayasal bir hak olduğu ve bunun davacı-karşı davalı tarafından kötüye kullanıldığına ilişkin delil olmadığı, bu nedenle anayasal hakkın kullanılması nedeniyle somut nedenlere dayalı olmayan maddi ve manevi tazminatın yerinde görülmediği gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 33,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.