Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4309 E. 2017/5806 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4309
KARAR NO : 2017/5806
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Hasımsız olarak görülen davada … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/12/2015 tarih ve 2015/534-2015/792 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili yaptığı işler karşılığı müvekkili şirkete teslim edilen Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş’ye ait 31/07/2014 tarihli 4514282 numaralı 65.000,00 bedelli keşidecisi … İnş ve Metal End. Mal. San. Tic. Paz. Ltd. Şti. olan çekin müvekkili şirketi elinde iken kaybolduğunu ileri sürerek dava konusu çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsama göre davaya konu çekin ibraz edildiği, zayi olmadığı bu nedenle çek hakkında zayi nedeniyle iptal kararı verilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İstek, TTK’nın 651 vd. maddelerine göre açılmış çek iptali isteminden ibarettir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu çekin hamili olduğu iddiasıyla işbu davayı açan davacı tarafından “çekin kendisi tarafından muhatabına ibraz edildiği karşılıksız olduğunun saptanması üzerine çeki iade alan davacının elinde iken çekin kaybedildiği ve davacının çekin kaybı esnasında çek üzerinde hak sahibi olduğu” ileri sürülmüş olup mahkemece, davacının ileri sürdüğü hususun gerektiği takdirde çeki takas odasına ibraz eden vekil hamil bankadan sorulup banka uhdesinde çek fotokopisinin mevcut olması halinde bunun celbedilerek davacının gerçekten de çekin yetkili hamili olup olmadığı saptanmadan davanın reddi doğru olmadığı gibi, davacının yetkili hamil olması halinde işbu davayı açmasında hukuki menfaatinin bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın davanın reddine hükmedilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.