Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4343 E. 2017/6376 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4343
KARAR NO : 2017/6376
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2015 tarih ve 2014/252-2015/484 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin sermayesinin % 30’una tekabül eden, 600 hissesi ile ortağı olduğunu, görev süresi sona eren müdürün 31/3/2014 tarihli genel kurul toplantı çağrısının yok hükmünde olduğundan usulsüz toplanan genel kurulun da yok hükmünde olacağını, çağrısız genel kurulun da ancak tüm ortakların oy birliği ile katılımıyla söz konusu olabileceğini, çağrı ihbarnamesinin TTK’nın 414. m. uygun olmadığını, toplantı saatinin de belirtilmediğini, müvekkilinin toplantıya katılmak için geldiğinde genel kurul kararının alındığının belirtildiğini, yapılan usulsüz işlemlerle müvekkilinin toplantıya katılmasının fiilen engellendiğini ileri sürerek, usulsüz ve yok hükmünde oluşturulan genel kurul çağrı kararı ve ihbarnamesi ile 31/3/2014 tarihli kararın tespiti ile iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurul çağrısı ve alınan kararların usul ve yasaya uygun olup, yokluğu ya da iptalinin gerektirir bir durumun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin genel kurul toplantısının 31/03/2014 tarihinde yapılacağı ve gündem maddesinin şirket müdürünün görev süresinin dolması nedeniyle yeni müdür seçiminden ibaret olduğuna dair davacıya ihtarname keşide edildiği, ancak toplantı saatinin söz konusu ihbarnamede yer almadığı ve çağrının TTK’nın 414. m. öngörülen şekilde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmediği, TTK’nın 622. m. gereğince, uyuşmazlığa anonim şirketler hakkındaki hükümlerin uygulanması gerektiği, TTK’nın 410/1 m. uyarınca görev süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırabileceği, tescil ve ilanının da dış ilişkide üçüncü kişilerin şirketle yapacakları işlemlerde önemli olup, iç ilişkide anılan kararın geçersiz olması sonucunu doğurmayacağı, TTK’nın 445-446-448 m. uyarınca çağrıda usulsüzlüğün iptal davası açma hakkı verdiğinden alınan kararların, yasa,
ana sözleşme veya iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun ispat edilmesi zorunlu olup, bunun davacı tarafça ispat edilemediği, kaldı ki toplantıya davacıyı temsilen vekilinin ve yeminli mali müşavirinin katılmasına rağmen sadece toplantıyı izledikleri, oy kullanmadıkları ve hiç bir belgeyi imzalamadığından artık toplantıda hazır bulunan ve muhalefet şerhi yazdırmamış olan davacının kararın iptalini talep etme hakkına haiz olmadığı, davanın TMK’nın 2. m. uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, kararda, yasaya, ana sözleşmeye, iyiniyet kurallarına aykırılık da tespit edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6102 sayılı TTK’nın 622. maddesinde 410. maddeye bir atıf yok ise de, limited şirketlerde genel kurul toplantılarına çağrıya ilişkin aynı Yasa’nın 617/3 maddesinde belirtilen hususlarda anonim şirket hükümlerine atıf yapılmış olması nedeniyle 410/1 maddesinin bu davada uygulanabilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.