Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4381 E. 2017/6585 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4381
KARAR NO : 2017/6585
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/05/2013 tarih ve 2013/…-2013/… sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekilli, müvekkilinin … Futbol Takımına ilişkin her türlü tanıtım vasıtalarının kullanılması hususunda … Spor Kulübü Derneği ile imzaladığı sözleşme ile münhasır lisans sahibi olduğunu, bu münhasır lisans hakkına dayanarak tanıtım işaretlerinin kullanılması hakkında … İthalat İhracat ve Pazarlama A.Ş. ile alt lisans sözleşmesi akdettiğini, davalının, … Futbol Takımını vurgulayan unsurları taşıyan sarı kırmızı renklerde ve üzerinde futbol topu bulunan terlik ve yürüyüş ayakkabılarını üretmek, ithal etmek, reklamını yapmak, “…” ismiyle piyasaya sunmak suretiyle haksız rekabete yol açtığını, haksız rekabete konu ürünlerin tüketici gözünde … Kulübünü canlandırdığını, davalının …’ın itibarından yararlanarak haksız kazanç sağladığını ve kulubün itibarına zarar verdiğini, davalının diğer büyük takımlar için de aynı eylemleri gerçekleştirdiğini ileri sürerek haksız rekabetin önlenmesini, şimdilik 50.000 TL maddi ve itibar kaybı için 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının lisans verdiği şirketin terlik, müvekkilinin ise çocuk ayakkabısı ürettiğinden iltibasın ve haksız rekabetin oluşmayacağını, davacıya ait hiçbir marka, logo, işaretin kullanılmadığını, renklerin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, genel bir spor ifadesi olan “…” kelimesinin ve futbol topunun kullanımının davacının muvaffakatine ihtiyaç duymadığını, aynı renkleri kullanan başka kulüplerin de bulunduğunu, davacının müvekkiline ve müvekkilinin müşterisine gönderdiği ihtarın müvekkilinin, müşterisi ile ilişkisine maddi ve manevi zarar verdiğini, davacının bu tür iddialarının müvekkili aleyhine haksız rekabet oluşturduğunu savunarak asıl davanın reddini, karşı davanın kabulü ile haksız rekabetin men’ini, 4.188,12 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının üç büyük takımın renklerinden oluşan ürünleri bir arada internet sitesinde pazarladığı, bu kulüplerin taraftar kitlesini hedef aldığı, arz kitlesini emek
vermeden kendi yararına genişlettiği, bu eylemin haksız rekabet oluşturduğu, davacı- karşı davalının, verilen kesin süre içinde çocuk ayakkabısı imalat ve pazarlaması yaptığına dair bir delil sunmadığı, bu nedenle maddi tazminat koşullarının oluşmadığı, davacı- karşı davalının kişilik haklarının da zarar görmediği, davacı-karşı davalının davadan önce gönderdiği ihtarda haksız rekabete son verilmesini istediği, bu ihtar üzerine dava dışı … A.Ş’nin davalı- karşı davacıdan aldığı ürünleri iade ettiği, ihtarda belirtilen ifadelerin TTK’nın 57/1 maddesi anlamında haksız rekabet olarak kabul edildiği, davalı-karşı davacının da iade edilen bu ürünleri daha sonra pazarlayamadığını kanıtlayamadığı, şahsi haklarının zedelendiğine dair de bir kanaate varılmadığı, bu itibarla davalı-karşı davacının da maddi ve manevi tazminat isteme şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davada davanın internet sayfasında üç büyük takımın renklerinden oluşan ürünleri birlikte satışa arz etmek suretiyle yaptığı eylemin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin menine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davada, davacı karşı davalı tarafından dava dışı … A.Ş’ye gönderilen ihtarın davalı-karşı davacıya yönelik haksız rekabet oluşturduğu anlaşıldığından davacı -karşı davalı tarafından yapılan haksız rekabetin menine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı- karşı davacının üç büyük kulübün renklerinden oluşan ürünleri bir arada internet sitesinde pazarladığı, pazarladığı çocuk ayakkabılarının arz kitlesini emek vermeden kendi yararına genişlettiği gerekçesiyle haksız rekabetin varlığı kabul edilmiştir. Bu durumda, 6762 sayılı TTK’nın 58/e maddesi uyarınca haksız rekabet neticesinde davalının elde etmesi mümkün bulunan menfaatin tespit edilerek davacı yararına tazminata hükmolunması gerekirken, davacının, davalının ürettiği nitelikte çocuk ayakkabısı imal ettiğini ve pazarladığını ispatlayamadığı gerekçesiyle tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, asıl davada verilen kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Karşı dava ise, asıl davanın davacısı tarafından, davalı- karşı davacıya gönderilen ihtarnamenin haksız rekabet teşkil ettiği iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi istemine ilişkin olup mahkemece, davacı- karşı davalı tarafından gönderilen ihtarnamenin TTK’nın 57/1 maddesi uyarınca davalı- karşı davacının ve ürünlerinin incitici beyanlarla kötülenmesi olarak kabul edilmiştir. Ancak, 18.08.2014 tarihli ihtarnamede muhatapların satışa arz ettiği ürünlerin lisans hakları davacıya ait ürünlerle iltibas meydana getirdiği belirtilerek lisans haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlere son verilmesi istenmiş olup haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine dair asıl davanın kabul edildiği ve ihtarnamenin içeriğinde TTK’nın 57/1 maddesi anlamında yanlış, yanıltıcı veya lüzümsuz yere incitici beyanlarla kötüleme niteliğinde bir ifadenin bulunmadığı nazara alınarak karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, karşı davanın da bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı- karşı davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2017tarihinde oybirliğiyle karar verildi.