YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4439
KARAR NO : 2017/6467
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/11/2015 tarih ve 2012/66-2015/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …. Tic. A.Ş. ile hizmet sözleşmesi yaparak dava konusu edilen ve …’ta … Plaza olarak bilinen davalıya ait binanın mimari projesini çizdiğini, bu projenin uygulanarak 2005 yılında mimari eserin gerçekleştiğini, davalının binanın dış cephesinde eserin mahiyet ve hususiyetini bozan ve kendisinden izin alınmadan yapılan esaslı değişiklik içeren eylemde bulunduğunu ileri sürerek mimari eserin eski hale getirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, binanın dış cephesinin çizimlerinin davacı tarafla bir ilgisinin bulunmadığını, … Alüminyum A.Ş. tarafından belirlendiğini, aktif husumet itirazında bulunduklarını, binanın yapıldıktan sonraki süreç boyunca dış cephesindeki cam kırılmaları ve kırılan camların savrulmaları nedeniyle değişik tarihlerde ihtarnamelere muhatap kaldıklarını, bunu davacıya da bildirdiklerini, davacının da kendilerine kırılmaların devam etmemesi için gerekli uygulamanın yapılmasını, aksi takdirde mal ve can kaybı ile zararların sorumluluğunun davacı şirkete ait olacağını ihtar ettiğini, meydana gelen cam kırılmaları nedeniyle başka çare kalmadığından yapılması zorunluluk arz eden söz konusu cephe değişikliğinin gerçekleştiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mimari bir eserin bulunduğu, projenin müellifi olan davacı mimar tarafından tasarlanan dış cephe mimarisinin özgün bir nitelik taşıdığı, davacı mimarın güzel sanat eserinin dış cephesinin değiştirilmesi suretiyle onun mutlak hakkı olan değişiklikleri men etme hakkının ihlal edildiği, FSEK m. 16/1’da aranan iznin alınmadığı ve yapılan değişikliğin davacı mimarın eseri üzerindeki haklarının ihlali
anlamına geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, eski hale getirme talebinin kabulü ile bu çerçevede cephe sisteminin sağır yüzeylerinin değiştirilmesi yenilenmiş cephelerde alüminyum kompozit panellerin yerine orijinal projede kullanılmış olan cam panellerin kullanılmasına, ve yine orijinal projede yer alan metal flanşların eklenmesine ve revizyon çizimlerin hazırlanması aşamasında orijinal projeye uygun olan değişikliklerin yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, mimari projeye aykırı olarak ve izin alınmaksızın gerçekleşen esaslı değişiklikler nedeniyle mimari eserin eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, mimari eserin eski hale iadesine karar verilmiştir. Ancak FSEK m. 67/4-2 maddesine göre“ Güzel sanat eserlerinde eser sahibi asıldaki değişikliğin kendisi tarafından yapılmadığını veya eserdeki adının kaldırılmasını yahut değiştirilmesini talep edebilir. Eski halin iadesi mümkün ise değişikliğin izalesi ammenin veya malikin menfaatlerini esaslı surette haleldar etmiyorsa eser sahibi eseri eski hale getirebilir.” Mahkemece de benimsenen 19.01.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; bina cephesinde, maddi zarar ve hayat tehlikeye yol açabilecek teknik sorunlar olduğu kabul edildiği halde, mahkemece dava konusu mimari eserin dış cephesinde yapılan değişikliğin tamamen eski hale iadesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece öncelikle eski halin iadesi durumunda yapılacak değişikliğin kamunun veya malikin menfaatlerini esaslı surette haleldar edip etmediği hususunda mevcut bilirkişi heyetinden veya gerekiyorsa içinde inşaat sektöründen de bir bilirkişinin de olduğu yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınarak karar verilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.