YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4549
KARAR NO : 2017/6622
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/11/2015 tarih ve 2010/772-2015/942 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının donatanı olduğu, … Gemisini tekne-makine sigortası ile sigortaladığını ancak davalı şirketin bu poliçe kapsamındaki prim borcunu ifa etmeyerek temerrüde düştüğünü, müvekkili şirketin 18/02/2010 tarihli ihtarnamesiyle sözleşmenin 02/03/2010 tarihinde feshedildiğini, 05/07/2010 tarihli hesap özeti uyarınca davalı şirketin 12.378,77 USD borcunun olduğunu, bu borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2010/11448 Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptalini, davalı aleyhine % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, dava konusu poliçenin hiçbir zaman yürürlük kazanmadığını, ilk taksitin müvekkili tarafından ödenmemesi ile poliçe teslim edilmiş olsa bile davacının sigorta sorumluluğunun başlamadığını, müvekkilinin doğmamış bir borçtan sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddi ile % 40’dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta sözleşmesine uygulanacak hukuk özel olarak düzenlenmediğinden genel hüküm niteliğindeki MÖHUK m. 24 uyarınca belirlenmesi gerektiği, sigorta poliçesinin “Kanun ve Yetki Klozu ” başlıklı maddesinde poliçenin … Hukuku’na tabi olduğu hususunda mutabık kalındığı, iddia ve savunmaların buna göre değerlendirilmesi gerektiği, 26/06/2009 tarihli sigorta poliçesi ile 24/06/2009 tarihinden itibaren 12 ay süre ile davalıya ait geminin sigorta teminatına alındığı, davalı prim ödeme edimini yerine getirmediği için davacının 02/03/2010 tarihi itibariyle sözleşmeyi feshettiği, sigorta sözleşmesinin eki olan 24/06/2009 tarihli ödeme planına göre davacı ile sigorta ettiren davalı arasında sigorta sözleşmesinin kurulduğu, davalının sözleşmenin kuruluş tarihi olan 24/06/2009 tarihinden 02/03/2010 fesih tarihine kadar prim ödeme borcunun doğduğu, 250 sigorta günü için davacının 12.882,19 USD talep edebileceği, davacı davalıyı usulüne uygun olarak temerrüde düşürmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin 12.328,77 USD üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince belirlenen faiz oranları uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 959,78 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.