Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4591 E. 2017/6339 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4591
KARAR NO : 2017/6339
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2015 tarih ve 2014/331-2015/606 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı ve dava dışı … ile birlikte müşterek imza ile yetkilisi olan dava dışı …’in şirketin davalı bankadaki hesabından, bazen diğer ortak ve temsilcinin imzalarını fotokopi yoluyla vazederek, bazen hiç bir ortağın imzasını ihtiva etmeyen, bazen müşterek imza yetkisine rağmen münferit imza ile, bazen de kimliği belirlenemeyen yetkisiz bir şahsın münferit imzası ile düzenlenen faks talimatları ile 3. kişilerin hesaplarına para aktardığını, davalı Bankanın tüm bu faks talimatlarında tedbirsiz, dikkatsiz, ihmalkâr davranarak dava konusu bu işlemlerin hukuka aykırı ve kolayca gerçekleştirilmesini sağladığını, kontrol ve denetim yükümünü yerine getirmediğini, yasadan kaynaklanan özen borcunu ihlal ettiğini ileri sürerek şimdilik 20.000 TL’nin ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 03.03.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 1.979.707,57 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, şirket ana sözleşmesine göre dava dışı …’in 25 yıl süre ile tek başına şirketi temsil yetkisinin bulunduğunu, yetki değişikliği varsa bunun müvekkiline bildirilmesi gerektiğini, dava konusu paralardan bir kısmının yine şirketin başka bankalardaki hesaplarına gönderildiğini, bazı işlemlerle şirketin faturalarının ödendiğini, para aktarımlarından şirketin haberdar olduğunu, tüm işlemlere zımni icazet verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ortağı …’in usulsüz işlemlerle şirket hesabından para transferi yaptığı, transferlerin çoğunun şirketin her iki ortağının müştereken sahip oldukları … şirketine gönderildiği, davaya konu edilen usulsüz işlemlerin Haziran 2005-Mart 2007 tarihleri arasında
gerçekleştirdiği, şirket ortakları … ile …’in bu hesap hareketlerinden sonra 02.05.2007 tarihinde aralarında protokol düzenledikleri, bu aşamada yapılan Mali Müşavir incelemesi ile diğer ortağın yapılan transferden haberdar olduğu, hatta bunun ortak … tarafından ortak …’e keşide edilen 21.06.2007 tarihli ihtarnameyle bir kez daha teyit edildiği, bu ihtardan sonra şirket ortaklarının 01.08.2007 tarihli ibraname ile birbirlerini ibra ettikleri, böylece davacı şirketin her iki ortağının bu ibrasıyla yapılan tüm usulsüz işlemlere icazet verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.