Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4790 E. 2017/6606 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4790
KARAR NO : 2017/6606
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2015 tarih ve 2014/829-2015/744 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı … …. ve Tic. A.Ş.’nin 1983 yılında kurulmuş bir aile şirketi olduğunu, müvekkilinin %25, davalı …’ın %35, …’ın %8, …’ın %16, …’ın ise %16 pay sahibi olduğunu, davalıların Ticaret Kanunun amir hükümlerine aykırı olarak şirketin bir kısım mallarını kendi üzerilerine geçirdiklerini, şirket adına kayıtlı taşınmazların şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanı olan davalı …’a satıldığını, söz konusu satış işlemlerinin yasa ve şirket sözleşmesine aykırı olduğunu ileri sürerek taşınmazların tapularının iptali ile şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını belirterek reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, şirket adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile dava dışı şirket adına tescil edilmesi istemine ilişkin olduğu, şirketin 1983 tarihinde tescil edildiği, ana sözleşmesinin 6. maddesinde şirket sermayesinin 500 hisse üzerinden 125 adedinin (%25) davacıya, 175 adedinin (%35) davalı …’a, 40 adedinin (%8) …’a, 80 adedinin (%16) …’a, 80 adedinin (%16) …’a ait olduğu, 21.06.2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliklerine davalılar …, … ve … atandığı, yönetim kurulunun en son yaptığı 24.06.2011 tarihli toplantıda yönetim kurulu başkanlığına davalı … seçildiği, davalı şirketi tek başına temsile yetkili
kılındığı,
şirket ana sözleşmesinde şirketin iştigal konusunun taşınmaz iktisap etmek, kiraya vermek, satmak, gerektiğinde taşınmazlar üzerine bina yapmak olduğu, taşınmaz satımının şirketin olağan işleri arasında yer aldığı, taşınmaz satışını kısıtlayan başkaca bir hüküm bulunmadığından taşınmaz satışının şirket ana sözleşmesine aykırı olduğu iddiasının yerinde görülmediği, 6762 sayılı eski T.T.K. 334. maddesine göre (6102 sayılı T.T.K. madde 395) şirket yönetim kurulu başkanı olan davalı …’a yapılan satışların söz konusu madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava dosyasında taşınmazların davalıya satışı konusunda genel kurul tarafından yönetim kuruluna yetki verildiği iddia ve ispat edilmediği, yönetim kurulu üyesi olan davalının genel kuruldan izin almadan kendisi namına bizzat şirketle, şirketin konusuna giren bir ticari muamele (alım, satım) yapması TTK’nın 334. maddesine aykırı olduğu, fakat bu aykırılığın yasa hükmünde şirket tarafından ileri sürülmesi gerektiği, bu davanın şirket ortağı sıfatıyla davacı tarafından açıldığından davacı ortağın işbu davayı açmak bakımından ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.