Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/5828 E. 2017/5717 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5828
KARAR NO : 2017/5717
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2013/89-2013/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … Tic. Ltd. Şti. ve … Tic. Ltd. Şirketi adlarına … Gümrük Müdürlüğü lehine davalı bankaca düzenlenen teminat mektuplarının muhatabı olma yükümlülüğünü üstlendiğini ve davalı bankanın müvekkilinin gerekli nakdi teminat blokesini müteakip beyannamelerin teminatı olarak düzenleyip imzaladığını, teminat mektuplarını … Gümrük Müdürlüğüne teslim ettiğini, teminat mektuplarının hepsinde geçerlilik süresinin yazılı bulunduğunu, … Tic. Ltd. Şirketi için 10 adet, … Tic. Ltd. Şirketi için 10 adet olmak üzere toplam 20 adet, 128.157,00 TL’lik teminat mektupları olduğunu, süreleri dolan ve geçerliliği kalmayan hatta zaman aşımına uğrayan teminat mektuplarının lehtarına ve üçüncü kişilere ödenmemesi ve nakit karşılığının iadesinin davalı banka tarafından reddedildiğini, ayrıca davalı bankanın düzenlediği banka teminat mektuplarının üzerindeki tutarda olan hesapta tuttuğu nakit bedel farkını da iade etmediğini iddia ile haksız alınan teminat mektubu ücretlerinin ve mektup karşılığı davalıda bulunan nakit bedellerin, mektup sürelerinin sona erme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu teminat mektuplarının müvekkili bankada bulunmadığını, teminat mektuplarının davacı tarafa teslimi ya da nakit karşılığının ödenmesinin söz konusu olmadığını, teminat mektuplarında vade ile ilgili geçerli süre şartının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek şartı ile bir an için vade öngörülmüş olduğu düşünülse dahi davacının talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, teminat mektubu süreli olsa dahi on yıllık zamanaşımı süresi doluncaya kadar tazmin talebinin ileri sürülebileceğini, banka yükümlülüğünün vade sonunda sona ermesini sağlamak için mutlaka teminat mektubunda BK.110. maddeye eklenen son fıkraya uygun şekilde ” vade sonuna kadar yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacaktır” ibaresinin yer alması gerektiğini, davaya konu teminat mektuplarında böyle bir ibarenin bulunmadığını, vade tarihlerinden itibaren 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığını, müvekkili bankanın riski devam ettiğinden mektupların iadesinin hukuken mümkün olmadığını, bloke edilmesi gereken miktarı aşan bir tutarın hesapta bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dava dışı iki şirketin borçları için davalı bankanın teminat mektubu düzenlediği, teminat mektuplarının halen Gümrük Müdürlüğünde bulunduğu, mektuplar incelendiğinde, süreli olduklarının görüldüğü, ancak mektuplarda süre sona erdiğinde bankanın sorumluluğunun sona ereceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı, dava tarihi itibariyle somut olaya 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 110. maddesi uygulanacağı, madde uyarınca belirli bir süre ile yapılan taahhütlerde, bu sürenin sonunda taahhütten doğan sorumluluğun sona ermesi isteniyorsa bunun açıkça sözleşmede kararlaştırılması gerektiği, aksi takdirde, taahhütte belirtilen süre sona ermiş olsa bile taahhütte bulunanın sorumluluğunun devam edeceği, dava konusu teminat mektuplarında süre belirtilmiş ise de banka sorumluluğunun vadenin dolumu ile sona ereceğine dair açık bir ibare bulunmadığı, mektupların vade tarihlerinden itibaren dava tarihi itibariyle 10 yıllık zaman aşımı sürelerinin dolmadığı, bunun sonucunda teminat mektuplarından dolayı davalı bankanın sorumluluğunun devam ettiği, davacı teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakdi risk için mevduat rehin sözleşmesi imzaladığı, teminat mektuplarının riski banka açısından devam ettiğinden davacının da rehin sözleşmesi çerçevesinde sorumluluğu devam ettiği, davacının mevduat hesabında teminat mektuplarının toplam bedeli kadar bloke bulunduğu, mektup bedellerini aşan kısım için davacının tasarruf etme yetkisinin mevcut olduğu, davalı bankanın geçerli olan mevduat rehin sözleşmelerine dayalı olarak davacının hesabında bulunan teminat mektubu bedelleri kadar parayı bloke etmesi yasal olduğundan davacının taleplerinde haklı olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.