Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/5830 E. 2017/5208 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5830
KARAR NO : 2017/5208
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/07/2015 tarih ve 2014/969-2015/632 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının müvekkili şirketten kendi isteği ile ayrıldığını, taraflar arasında akdedilen hizmet akdinin eki niteliğinde olan sır saklama ve rekabet yasağı sözleşmesi gereğince davalının aynı iş kolunda çalışmamayı taahhüt ettiğini ancak taahhüdüne aykırı olarak rakip firmada çalışmaya başladığını, sözleşmede yer alan cezai şartın ihtarnameyle davalıdan talep edildiğini, ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkiline imzalatılan rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davalının çalıştığı firmanın faaliyet alanının davacı şirketin faaliyet alanından farklı olduğunu, sözleşmenin iş verence davalıya zorla imzalattırıldığını, davalının sürekli uzak mesafelere göreve gönderilmesi sebebiyle işten ayrılmak zorunda bırakıldığını, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğunun kabulü halinde düzenlenen cezai şartın fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; sözleşmede yer alan yer yönünden yapılan kısıtlamanın hakkaniyete aykırı olduğu bu nedenle geçerli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1. Dava rekabet yasağı sözleşmesinde yer alan cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’na göre değerlendirme yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de taraflar arasındaki “iş sözleşmesi eki sır saklama ve rekabet yasağı sözleşmesi”nin 22.06.2010 tarihinde yapıldığı ve davalının işten 06.01.2012 tarihinde ayrıldığı ve yeni işyerinde 01.02.2012 tarihinde işe başladığı gözetilerek davada yürürlükten kalkan 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerekirken 6098 sayılı TBK’nın uygulanması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.