Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/5839 E. 2017/5054 K. 04.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5839
KARAR NO : 2017/5054
KARAR TARİHİ : 04.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/11/2015 tarih ve 2014/1160-2015/691 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … Limited Şirketi ortağı iken davalı bankadan alınan teminat mektubu nedeniyle kefil olduğunu, teminat mektubu nedeni ile … Tem. Limited Şirketi’nin de kefil olduğunu, şirket yetkilisinin kendi gayrimenkulü üzerine davalı lehine ipotek tesis ettiğini, 08/03/2007 tarihinde ipoteklerin terkin edildiğini, … 1. İcra Müdürlüğünde başlatılan 2005/7783 esas nolu dosya üzerinden takibe devam edildiğini, müvekkilinden borcun mükerrer olarak tahsil edildiğini, davalının çalıştığı kuruma yazılan maaş haczi ile müvekkilinden 2012 yılı Temmuz ve 2014 Nisan ayları arasında kesinti yapıldığını, açılan menfi tespit davasının müvekkili lehine sonuçlandığını, müvekkilinin … 1. İcra Müdürlüğünün 2005/7783 esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, davalı bankaya yapılan müracaata rağmen davalı bankanın kesintileri iade etmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 11.187,33 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından aynı konuda müvekkili aleyhine dava açıldığını, davanın davacı lehine sonuçlandığını, müvekkili bankanın mahkeme kararını temyiz ettiğini, dosyanın sonucunun beklendiğini, aynı konuda aynı taraflar ve aynı miktar için davacı tarafın yeniden dava açtığını, bu durumun Hukuk Muhakemeleri Kanununa aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça … 1. İcra Müdürlüğünün 2005/7783 esas sayılı dosyasından dolayı davalı borçluya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, işbu davada davacının davalı bankanın icra dosyasında tahsil ettiği paranın istirdatını talep ettiğini, davacının İ.İ.K. 361. maddesi uyarınca kesinleşen menfi tespit hükmüne göre haksız tahsil edilen alacağını icra müdürlüğüne müracaat ederek talep edebileceği gerekçesiyle davacının davasının hukuki yarar dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, borçlu olmadığı alacağın mükerrer tahsil edildiği iddiasına dayalı istirdat talebidir. Mahkemece, İİK m.361 gereğince bu tür alacakların hükme gerek kalmaksızın tahsil edilebileceği gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak İİK m.361 “İcra dairelerinde borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme gerek kalmaksızın o kimseden geri alınır” şeklinde düzenlenmiş olup, somut olayda borçludan fazla para tahsili veya yanlışlıkla borçluya para ödenmesi söz konusu olmadığından bu maddenin uygulama yeri yoktur. Bu itibarla yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.