Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/5874 E. 2017/5651 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5874
KARAR NO : 2017/5651
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2015 tarih ve 2014/126-2015/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … Devlet Hastanesi karşısında bulunan 1 no’lu simit satış büfesinin tüm malzemeleriyle birlikte müvekkili tarafından daha sonra devredilmek üzere davalıya verilmesi ve davalının açılan iş yerini devrettikten sonra müvekkilinin yanında çalışacağı hususunda 04/07/2007 tarihli anlaşma imzaladıklarını, sözleşmeye göre devir yapılmaması durumunda 20.000,00 TL tazminat ödeneceğine ilişkin şarta dayalı olarak açılan davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, 04/07/2007 tarihli sözleşmenin bir kısım eşyaların teslimine ilişkin olduğunu, davalının eşyaların teslimine bir itirazının bulunmadığını, davalının müvekkiline ait bu eşyaları senelerdir kullandığını ve eşyalar sayesinde günde ortalama 400,00 TL, aylık 8.000,00 TL kazandığını, belediyeye aylık 700,00 TL işgaliye ödediğini, kötü niyetli zilyet durumunda olan davalının müvekkilinin eşyalar nedeniyle elde ettiği kazançtan 4721 sayılı Yasa’nın 995/1 madde ve fıkrası gereği tazminat ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ilgili eşyalara ilişkin 2014 yılı Şubat ve Ocak ayları için aylık 750,00 TL’den 1.500,00 TL, 2013 yılı için aylık 700,00 TL’den 8.400,00 TL, 2012 yılı için aylık 650,00 TL’den 7.800,00 TL, 2011 yılı için aylık 600,00 TL’den 7.200,00 TL, 2010 yılı Ocak ve Şubat ayları hariç 10 ay için aylık 550,00 TL’den 5.500,00 TL olmak üzere toplam 30.400,00 TL ve eşyaların müvekkiline aynen iadesine mümkün olmadığı taktirde eşyaların bedeli olarak 5.000,00 TL olmak üzere toplam 35.400,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kesinleşen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/37 E. sayılı dosyasında bu davaya konu edilen taleplerin büyük bir bölümünün tartışıldığını ve sonuçlandırıldığını, iş yerinin kendisine ait olduğunu, 04/07/2007 tarihli sözleşmeye konu eşyalardan meşrubat dolabı ile simit arabasının dava dışı firmalar tarafından verildiğini, şemsiye ve tüpün davacı tarafça geri alındığını, plastik masa, sandalye, bidon, tabure ve şekerliklerin zaman içinde kullanılmaz hale geldiğinden atılıp yenileri ile değiştirildiğini, belediye tarafından tahsis edilen alanda işgaliye ödeyerek kendi adına ticaret yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/37 E.-2012/359 K. sayılı dosyasında dava konusunun 04/07/2007 tarihli satış sözleşmesine istinaden tazminat davası olduğu ve 31/05/2007 tarihli satış sözleşmesi tutanağında bir kısım eşyaların satışının düzenlendiği, büfenin ruhsatının iade edilmesine ve tazminat ödeneceğine dair herhangi bir düzenleme ve cezai şart bulunmadığından bahisle ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden de geçerek kesinleştiği, dava konusu tutanağın 31/05/2007 tarihli satış tutanağı ile birlikte değerlendirildiğinde, teslim tutanağına konu yerin işyeri açma ve çalışma ruhsatının davalı adına olduğu, Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Tasdiknamesi’nin de davalı adına kayıtlı olduğu, yine elektrik faturasının davalı adına olduğu, belediyeye davalı tarafından işgal harcının ödendiği, 04/07/2007 tarihli teslim tutanağının taraflar arasında iddia edilen inanç anlaşmasının varlığını ispat edemediği, kaldı ki davacı tarafça aynı tutanağa dayalı … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/37 E-2012/359 K. sayılı kesinleşmiş ilamı nazara alındığında davacının istihkak talebi için gerekli olan zilyet olmayan malik sıfatını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 4721 sayılı TMK’nin 995. maddesine dayalı olarak açılmış haksız kullanım tazminatı ve istihkak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlık konusu eşyalarla ilgili olarak taraflar arasında 04/07/2007 tarihli tutanak ve iade koşulları düzenlenmiş, bu tutanakla ilgili olarak da davalı tarafça bazı eşyaların davacı tarafından geri alındığı, bazı eşyaların da zaman içerisinde eskiyerek kullanılamaz hale geldiğinden atıldığı, bir kısmının ise davacıya ait olmadığı savunulmuş ve bu hususa ilişkin olarak da deliller dosyaya sunulmuştur. Bu durum karşısında, teslim tutanağına konu edilen dava konusu eşyalarla ilgili olarak anılan tutanak çerçevesinde davacı talebinin takdiri ve değerlendirilmesi gerekirken bu husustaki talebin de yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.