YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6167
KARAR NO : 2017/5304
KARAR TARİHİ : 12.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/02/2014 gün ve 2006/417-2014/86 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/11/2015 gün ve 2014/17567-2015/12145 sayılı kararı aleyhinde davacı-birleşen davada davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili bankanın … Şubesi müşterisi olan davalının 19.06.2006 tarihinde şube müdürüne telefon talimatı ile 13.09.2006 vadeli 17,7 Milyon nominal değerli devlet tahvilini …bank’tan bulunan hesaplarından bankaya göndereceğini, bu kağıtların bankaca satılarak elde edilen tutar ile 17.10.2007 vadeli devlet tahvilinden 17 Milyon TL nominal tutarlı alış emri verdiğini, işlem gerçekleştirdikten sonra alış emri verdiğini kabul etmediğini, devlet tahvillerinin piyasalardaki dalgalanmaları sonucu alış ve satış fiyatı arasında oluşan 948.000,00 TL farkın şube geçici hesaplarından karşılandığını, 20.06.2006 tarihi itibariyle bu kadar banka kaybı oluştuğunu, bu işlemlerin 19.06.2006 – 21.06.2006 tarihleri arasında gerçekleştiğini, bu hususun 27.06.2006 tarihli ihtar ile davalıya bildirildiğini ileri sürerek banka alacağının ihtar tarihinden itibaren banka kredilerine uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada, davalı bankanın müvekkili ile ilgili Merkez Bankasına olumsuz ve aslı olmayan bildirimlerde bulunduğunu, bunların bir tacirin ticari hayatını son verebilecek çok ağır ve tamamen haksız beyanlar olduğunu, bu beyanlar neticesinde davacı ve çalışanlarının çalıştığı bankalar nezdinde itibar kaybettiğini ileri sürerek 750.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere 1.000.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın kısmen kabulüne, 467.450,00 TL’nin 30.12.2006 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı … yararına bozulmuştur.
Davacı-birleşen davada davalı banka vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde davacı-birleşen davada davalı … AŞ yetkilisi ile davalı-birleşen davada davacı … arasındaki somut olaya ilişkin telefon görüşme kayıtlarının tamamı dosya arasına celbedilip …’nun … C.Başsavcılığı’nın 2006/119342 sayılı soruşturma dosyasında 27.07.2006 tarihinde verdiği ifadesi doğrultusunda talimatın davalı-birleşen davada davalı … yönünden bağlayıcı olup olmayacağının birlikte değerlendirilecek olmasına göre, davacı-birleşen davada davalı … AŞ vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davada davalı … AŞ vekilinin karar düzeltme istemlerinin HUMK 442. maddesi uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.